PİYASALAR

  • BIST 1004.982-2.24%
  • ALTIN1151.727-0.83%
  • DOLAR18.8060.09%
  • EURO20.353-0.1%
  • STERLİN23.173-0.2%
  1. YAZARLAR

  2. UMUT ÖZKAN

  3. Suçtan Azade
UMUT ÖZKAN

UMUT ÖZKAN

Avukat Arabulucu
Yazarın Tüm Yazıları >

Suçtan Azade

A+A-

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 31 Mart 2019 seçimlerinin iptal edilmesinden sonra Yüksek Seçim Kurulu üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davada Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verdi.

Mahkeme, Ekrem İmamoğlu hakkında TCK'nin "Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma" konusunu içeren 53. maddesinin uygulanmasına da hükmetti. Bu karar İstinaf Mahkemesi'ne gidecek. Ekrem İmamoğlu'na verilen 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası onanırsa bu defa karar Yargıtay'a gidecek. Yargıtay'ın da kararı onaması durumunda Ekrem İmamoğlu siyasi yasaklı olacak. Bu süreçlerin en az iki yıl daha sürmesi bekleniyor. Tabii ki İstinaf ya da Yargıtay’ın yerel mahkemece verilen kararı bozması da ihtimaller dahilinde.

Mahkemece verilen kararın kesinleşmesine kadar İmamoğlu siyasi ve anayasal haklarından yararlanabileceği gibi İBB Başkanlığı görevine de devam edebilecek. Ayrıca mahkûmiyet kararı kesinleşmediği için seçimlerde de aday olabiliyor. Yani 5 ay sonraki seçimlerde Cumhurbaşkanı adayı olması için önünde hiçbir engel bulunmamakta sadece biraz cesaret ile Kılıçdaroğlu ’nu ikna etmeye ihtiyacı var.

Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin mahkûmiyet kararı beklentilerin aksine Ekrem İmamoğlu ve destekçileri tarafından sevinçle karşılandı. CHP hariç altılı masa bileşenleri ve HDP’lilerin mutluluğu dikkatlerden kaçmazken Meral Akşener’in Ekrem İmamoğlu’na büyük bir heyecanla sarılması akıllarda kalan en net fotoğraf karesiydi.

Kesinleşmeyen mahkûmiyet kararı muhalefet tarafından sevinçle kutlanırken kararı veren mahkeme tabiri caiz ise linç edildi. Mahkemenin siyasi bir karar vererek İmamoğlu’nun önünün kesilmeye çalışılmasından tutun da hükümetin mahkemeyi baskı altında tutmasına kadar her türlü eleştiri acımasızca yapıldı.

Bunca eleştiri yapılırken kimse İstanbul’u yöneten Ekrem İmamoğlu’nun önüne gelen herkese özellikle de kamu görevlilerine karşı hakaret etme özgürlüğünü nereden aldığını sorgulayamadı. Yüksek seçim kurulu üyelerine karşı gazetecilerin önünde "31 Mart seçimini iptal ettirenler ahmaktır” sözlerini kullanmasının üstünde de hiç durulmadı. Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen zincirleme şekilde hakaretin bir cezası olmamalı mıydı?

Yüksek seçim kurulu üyelerine karşı yapmış olduğu hakaret İmamoğlu’nun ilk vukuatı da değildi. 5 Haziran 2019’da seçim çalışmaları sırasında Ordu’da VIP salonundan geçmesine izin verilmemesi üzerine “vali itlik yapmıştır, aynen iletin vali itlik yapmıştır” sözleri ile Ordu Valisi Serdar Yavuz’a hakaret etmiş ve sarf etmiş olduğu sözler nedeniyle yargılandığı ceza davasında Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesi İmamoğlu'na 354 gün adli para cezası vermiş ve bunun karşılığı olarak 7 bin 80 TL para cezası ile cezalandırılmasına hükmetmişti. Bu hakaret nedeniyle açılan tazminat davasında İmamoğlu’nun Vali Serdar Yavuz’a 20 bin TL manevi tazminat ödemesine karar verilmişti.

Ekrem İmamoğlu’na verilen cezanın ağır ya da hafif, doğru ya da yanlış olduğuna dair son sözü yüksek yargı organları söyleyecek. Bunun için en az iki yıllık bir süreç bizi beklemekte. Mahkeme kararının kesinleşmesini bekleyemeyen muhalefeti, İmamoğlu’ndan yeni bir Erdoğan çıkarabilir miyiz telaşı sardı. Oysa ki Ziya Gökalp'e ait "Minareler süngü, kubbeler miğfer" dizelerini içeren 'İlahi Ordu' şiirini okuması nedeniyle siyasi yasak ve hapis cezası aldığını gazeteci Barış Yarkadaş'ın kendisine verdiği mahkeme kağıdıyla öğrenen Erdoğan, kararı okuduktan sonra gazetecilere "Bununla ilgili yorum yapmam söz konusu değil. Savcı görevini yaptı. Bunun süreci vardır, yargı süreci kesinleşmeden açıklama yapmam doğru değil" diyerek bir devlet ve siyaset insanının göstermesi gereken duruşu göstermişti.

Hukuk karşısında hiç kimse özel bir pozisyona sahip değildir. Suç varsa mutlaka yargılama gerektirir. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu olmanız istediğiniz kişi ya da kuruma hakaret etme özgürlüğünü size vermez.

İşlediği suçlar ve aldığı cezalar değil yaptığı hizmetler ve ürettiği eserlerdir bir siyasetçinin önünü açacak olan. Bize siyasetçinin çalışkan ve ahlaklı olanı gerekir.

Bu yazı toplam 182 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.