PİYASALAR

  • BIST 1009693.461.77%
  • ALTIN2496.1610%
  • DOLAR32.4970%
  • EURO34.5980%
  • STERLİN40.0490%
  1. YAZARLAR

  2. UMUT ÖZKAN

  3. Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar...
UMUT ÖZKAN

UMUT ÖZKAN

Avukat Arabulucu
Yazarın Tüm Yazıları >

Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar...

A+A-

MEDENİYET DEDİĞİN TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR…

Okumaktan ve anlamaktan korkanlar tarih boyunca yakmayı ve yıkmayı tercih ettiler. Yüzlerce yıl boyunca süren Haçlı seferleri ile İslam coğrafyasına saldıran zihniyet bugün de fırsat buldukça İslam’ı ve Müslümanları hedef almaya devam ediyor.

Son olarak 21 Ocak 2023 tarihinde İsveç’te ve onu takiben Hollanda’da yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’e karşı yapılan saldırı tüm İslam aleminde büyük bir tepkiye neden oldu.

Temel insan hakları ve özgürlükler konusunda kendilerini otorite kabul eden Batılı ülkelerin mesele İslam ve Müslümanlar olunca takınmış oldukları ikircikli tutumları hayretle takip ediyoruz.

Dünya genelinde yaşayan 2 milyarı aşkın Müslümanın mukaddes kitabı Kur’an-ı Kerim’e karşı yapılan çirkin saldırı, inanca, hukuka ve evrensel değerlere karşı işlenmiş bir insanlık suçudur. Bu insanlık dışı suçu daha da ağırlaştıran husus ise İsveç hükümetinin bu provokatif eyleme izin vermesidir. İsveç hükümeti sadece izin vermekle yetinmemiş saldırının polis nezaretinde yapılmasını da sağlayarak büyük bir skandala imza atmıştır.

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ve Dışişleri Bakanı Tobias Billström, “Eylem çirkin ama ifade özgürlüğü her şeyden önce gelir. En önemli şey ifade özgürlüğü” şeklindeki açıklamalarından saatler sonra İsrail Büyükelçiliği önünde Tevrat sayfası yakma eylemine izin verilmemesi ise İsveç’in iki yüzlülüğünü gözler önüne serdi.

Oysa ki Anti-semitizm gibi İslam düşmanlığı da insanlık suçudur. Kuran-ı Kerim’in yakılması İsveç Ceza Kanuna göre de suçtur. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında dini aşağılamak ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmemektedir. Buna rağmen İsveç ve Danimarka’da yaşanan utanç verici hadiseler ve çifte standart batının hala Orta Çağ karanlığından kurtulamadığına işaret etmektedir.

Yakmak yerine okusalar bilecekler ki İslam, bütün insanlar için can, mal ve din özgürlüğünü teminat altına alan barış ve sevgi dinidir. Kur’an-ı Kerim; getirdiği ilkelerle dünyada huzur ve barışı, adaleti, temel hak ve hürriyetlerin dokunulmazlığını öğreten kutsal bir kitaptır. Böyle bir inancı paylaşan Müslümanları hedef alan ve İslam’ın aydınlık yüzünü karalamaya çalışan saldırılar, dünya genelinde insanlar arasında bulunan farklılıkları derinleştirirken devam eden çatışma ve karışıklıkların da şiddetini arttıracaktır.

Asırlar boyunca süren tüm saldırı ve karalama kampanyalarına rağmen İslamiyet her geçen gün büyük bir hızla yayılmaya devam ediyor. Peygamberimiz Hz. Muhammed’i (s.a.s.) öldürmek için yola çıkan Hz. Ömer’in hidayete ermesi gibi ABD Deniz Piyade Kolordusundan emekli bir asker olan Richard McKinney, Muncie şehrindeki İslam Merkezini havaya uçurup 200 Müslümanı öldürmeyi planlarken gittiği merkezde İslamiyet’le şereflenmiş ve zaman içerisinde havaya uçurmayı planladığı merkezin Başkanı olmuştu. Kalpler Yüce Allah’ın elindedir. En’âm Sûresi’nin 125. âyet-i kerîmesinde buyrulduğu üzere: “Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslâm’a açar.”

Muhakkak ki bugün Kuran-ı Kerim’e saldıranlar ve bu saldırılara çanak tutanlar da mahcup olacaktır. Kur’an-ı Kerim’in merhamet ve sevgi dolu mesajları ile Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.s.) üstün ahlaki vasıfları ve çağlar üstü örnekliği onları da etkisi altına alacaktır.

Dünya genelinde nüfusunun büyük bölümü Müslüman olan ya da resmi dini İslamiyet olan 63 ülke bulunmakta iken Kuran-ı Kerime karşı yapılan saldırıda yer olarak İsveç’teki Türk Büyükelçiliğinin önünün seçilmesi ise çok manidardır.

NATO’ya girmek için Türkiye’nin mutlak onayına ihtiyacı olan İsveç hükümetinin son günlerde PKK ve FETÖ terör örgütü üyelerine sahip çıkarak faaliyetlerine izin vermesi, Cumhurbaşkanımıza yönelik saldırılara göz yumması ve son olarak da Büyükelçiliğimizin önünde mukaddes kitabımıza yönelik saldırıya müsaade etmesi yeni ve farklı bir oyunun tezgahlandığı göstermekte.

Yunanistan gibi 10 milyonun biraz üzerindeki nüfusu ile İsveç’in kimlerden sufle aldığını ve ne yapmak istediğini bilmiyor değiliz. Lakin onların da bilmesi gereken binlerce yıllık kadim bir devlet geleneğine sahip olan Türkiye Cumhuriyeti’nin hafızasının her daim genç olduğudur. Yapılan hadsizlikler mutlaka not alınmıştır hesap ise yarına kalsa da yanlarına kalmayacaktır.

Bu yazı toplam 478 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.