PİYASALAR

  • BIST 1001.8080%
  • ALTIN702.322.75%
  • DOLAR12.8090.15%
  • EURO14.5110.5%
  • STERLİN17.0770.55%
  1. YAZARLAR

  2. UMUT ÖZKAN

  3. KURUCU MECLİSİMİZ
UMUT ÖZKAN

UMUT ÖZKAN

Avukat Arabulucu
Yazarın Tüm Yazıları >

KURUCU MECLİSİMİZ

A+A-

Türkiye Cumhuriyetinin Kurucu Meclisi olan Birinci Meclis 23 Nisan 1920 ile 16 Nisan 1923 tarihleri arasında görev yapmıştır. Bu iki tarih arasında yasama, yürütme ve yargı yetkilerini tek elde toplayan kurucu meclis hem kurtuluş savaşını yönetmiş hem de cumhuriyetin temellerini atmıştır. Kurtuluş savaşını kazanan ve çok önemli görevler ifa eden birinci meclis hak ettiği saygıyı görmediği gibi hak etmediği eleştirilere de maruz kalmıştır.

Bu tartışmalara girmeden Kurtuluş Savaşını kazanan ve Türkiye Cumhuriyetini kuran birinci meclisin oluşumunu ve yapısını kısaca sizlerle paylaşmak istiyorum.

Meclisi Mebusan

16 Mart 1920'de İstanbul’u işgal eden İngilizler, Mîsâk-ı Millî’yi kabul eden son Osmanlı  Meclisini basarak bazı vekilleri tutukladılar. Bunun üzerine 18 Mart'ta toplanan vekiller, yasama dokunulmazlığının ortadan kalktığı gerekçesiyle meclisin süresiz olarak tatil edilmesini kararlaştırdı. Meclisi Mebusan üyelerinden 92'si Ankara’da kurulacak olan birinci meclise katılacaklardı.

Kurucu Meclisin Toplanması

19 Mart 1920'de Mustafa Kemal Paşa vilayetlere ve sancaklara gönderdiği bir tebliğ ile olağanüstü yetkilere haiz bir meclis oluşturulması amacıyla her vilayetten beş temsilcinin seçilmesini ister.

Seçimlerin tamamlanmasıyla birlikte ülkenin dört bir tarafından seçilen vekiller Ankaraya gelir. Birinci Meclis, 23 Nisan 1920 Cuma günü Hacı Bayramı Veli Camii Şerifinde  kılınan Cuma namazından sonra yapılan dualar ve kesilen kurbanların akabinde açılmıştır. Kurucu meclisin açılışının Sakal-ı Şerif ve Sancak-ı Şerif eşliğinde salâvatlarla, dualarla gerçekleştirilmesi kurucu meclisin karakterini ortaya koymaktadır.

Kurucu Mecliste seçilen 436 vekilin yüzde yüzü Müslümandır. Bu özelliğiyle de kendinden önceki ve sonraki tüm meclislerden ayrılmaktadır. Gayri Müslimlerin katılmadığı birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi gerek teşekkül biçimi gerekse amaçları bakımından milliyetçi, muhafazakar ve daha çok halka dayanan ve halkın sorunlarını çözmeyi amaç edinen bir meclistir.

Dindar Bir Meclis

Kurucu Meclisin en önemli özelliği fevkalade dindar olmasıdır. Bunda Mustafa Kemal Paşanın vilayetlere göndermiş olduğu tebliğde meclise seçilecek vekillerin dindar kişilerden oluşmasının istenmesinin payı da bulunmaktadır.

Kurtuluş Savaşını da yöneten Meclisin içinde beş vakit ezan okunur ve ezanın akabinde vekiller koridorlarda cemaat halinde namazlarını eda ederlerdi.

1921 Anayasası

23 Nisan 1920'de açılan Büyük Millet Meclisi, ilk günlerinden itibaren yeni bir anayasa hazırlamak için bir komisyon kurmuştu yapılan çalışmalar neticesinde 20 Ocak 1921 tarihinde 23 maddeden oluşan 1921 Anayasası mecliste kabul edildi. Anayasanın 7. Maddesi İslam şeriatının gereklerinin yerine getirilmesi görevini doğrudan doğruya Büyük Millet Meclisine vermektedir. Bu madde bile kurucu mecliste hakim olan ana damarı göstermektedir.

İçkinin Yasaklanması Kanunu

İBB tesislerinde içki satışının tekrar başladığı bugünlerden ilk meclise doğru  gidecek olursak Trabzon vekili Ali Şükrü Beyin teklifi ile mecliste kabul edilen Men-i Müskirat (İçki Yasağı) Kanunu ile her türlü alkollü içkinin üretimi, ithal edilmesi, satılması ve kullanılmasının yasaklandığını görmüş oluruz. Bütün kötülüklerin anası olarak kabul edilen içkinin Osmanlıda bile bu ölçüde yasaklandığı dönemler çok az olmasına rağmen birinci meclis üyeleri bu konuda da tavırlarını net bir şekilde göstermişlerdir.

Fedakar Vekiller

Kurucu Meclisin en önemli özelliklerinden biri de fedakar ve fakir bir meclis olmasıdır. Mecliste çalışanlara maaş verilemediği için meclis lokantasının aşçı başcılığını Konya Vekili Büyük Alim Mehmet Vehbi Hoca Efendi yapmaktaydı. Mecliste bulaşıkların yıkanması ve temizlik gibi hizmetler de nöbetleşe olarak vekiller tarafından yapılmaktaydı. Bu şartlardan şikâyet etmeyen vekillerin devletin kendilerine verdiği 100 lira maaşın bir kısmını bütçe açığını gidermek amacıyla geri verdikleri bile oluyordu.

Vekiller, gerektiğinde cepheye gidip askerlerle birlikte savaştıkları gibi köyleri ve kasabaları dolaşarak meclisin amaçlarını halka anlatıyorlardı. Savaş şartlarında bile eğitimin kesintiye uğramaması için, yurt genelinde orta ve yüksek öğretimin devamı için 400’e yakın medresenin açılışını  gerçekleştirmişlerdi.

Demokratik Bir Meclis

Kurucu Meclisin temsil yeteneği çok yüksekti, demokratik bir meclisti, adalete ve istişareye azami ölçüde riayet ediliyordu. Türkiye'nin ilk meclisi, döneminde dünyanın en ileri parlamenter demokrasisine sahipti. Değişik siyasal düşüncelere sahip mebuslar görüşlerini iç tüzüğe uygun biçimde savundular ve hiçbir engelle karşılaşmadılar. Ülkenin ve milletin kurtuluşu için öngördükleri bütün düşünceleri meclis kürsüsünden açıkça ortaya koydular.

Meclis kendi içinden seçtiği hükümet üyelerini sıkı bir denetime tâbi tuttu; sözlü ve yazılı soruların dışında yoğun bir gensoru önergesiyle bu işlevini yerine getirdi. Hatta bazen verdiği gensorularla hükümet üyelerini görevlerinden aldı.

En Şanlı Meclis

Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi, 2 yıl 11 ay 21 gün görev yaptıktan sonra 1 Nisan 1923’te seçimlerin yenilenmesine karar vererek 16 Nisan 1923’te çalışmalarını sona erdirdi.

Bütün dünya tarihinde millet meclisleri arasında, milletin kaderine bu kadar etki eden başka bir meclis olmamıştır. Tereddütsüz olarak söyleyebiliriz ki en şanlı meclistir. Birinci meclis koltuklarında oturan bütün vekiller istisnasız olarak sevgi ve saygıyı hak etmektedir.

Bu yazı toplam 3060 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.