İLERLEMENİN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL: DARBELER
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) tarafından geliştirilen ve üstün özelliklere sahip 5'inci nesil savaş uçağı KAAN'ın ilk uçuşunun üzerinden 2 yıl geçti. TUSAŞ, KAAN'ın ilk uçuşunun 2'nci yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından bir klip yayınlayarak bu büyük gururu milletimizle paylaştı.
Yeni silahlarla artırılmış havadan havaya muharebe menzili, yüksek ve süpersonik hızlarda dahi hassas atış kabiliyeti, yapay zeka ve nöral ağ desteğiyle güçlendirilmiş muharebe performansı ile KAAN, üstün hava hakimiyeti sunan beşinci nesil çok rollü bir savaş uçağıdır.
Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen KAAN savaş uçağı projesinin başarıya ulaşması, gökyüzündeki bağımsızlığımızın ilanı niteliğinde olacağı gibi Türk sanayii ve teknolojisinin kaydettiği ilerlemeyi de gösterecektir.
ABD, Çin ve Rusya’dan sonra 5. nesil savaş uçağını üretmeyi başaran Türkiye’nin bu alandaki başarısı, tarafsız çevrelerce bile takdirle karşılanmaktadır. Ülkemizin bu alanda kısa süre içerisinde katettiği büyük mesafe, geçip giden onlarca yıl için hayıflanmamıza neden olmuyor değil. Uzun yıllar boyunca dünya sonsuz bir hızla gelişirken Türkiye için zaman durmuştu sanki. Birçok ülke nükleer güç olmanın derdine düşüp yeni teknolojiler arayışındayken biz ise iç karışıklıklar içinde askeri darbelerle cebelleşiyorduk.
3 Mart 1969’da NASA, Apollo 9 uzay aracını fırlattı. NASA'nın mürettebatlı uzay uçuşu olan Apollo 9, 13 Mart günü Dünya'ya başarılı bir şekilde geri döndü. ABD, 1969’un mart ayında uzaya insanlı araç gönderirken ülkemizde ise meşru hükümeti devirmenin planları yapılıyordu.
Ülke genelinde yaşanan sokak ve üniversite olaylarıyla sendikal eylem ve yürüyüşlerin arkasında, yaklaşmakta olan darbenin ayak sesleri hissediliyordu. Nihayetinde ise dönemin Genelkurmay Başkanı ile Ordu Komutanlarının imzasını taşıyan Muhtıra, 12 Mart 1971 günü saat 13.00'te TRT radyolarından okunan bildiri ile ilan edildi.
Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'a, Başbakan Süleyman Demirel'e, TBMM'ye ve Cumhuriyet Senatosu'na yazılı olarak gönderilen 3 maddeli muhtırada, Demirel'in istifa etmesi ve yerine askerlerin onaylayacağı bir teknokrat hükümet kurulması, aksi takdirde ordunun idareyi doğrudan üzerine alacağı bildiriliyordu.
Başbakan Süleyman Demirel'in istifa etmek zorunda kaldığı bu süreçte Türkiye, sivil siyaset üzerinde askeri gölgenin kurumsallaştığı bir "ara rejim" dönemine girdi. Demokrasinin yok sayıldığı bu dönemde, temel hak ve özgürlükler de ağır yara aldı. Muhtıra akabinde başlayan soruşturma ve operasyonlarda birçok kişi gözaltına alınıp hapse atıldı. Bu süreçte Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edildi.
Dönemin CHP Kocaeli Milletvekili Nihat Erim, partisinden istifa ederek 26 Mart 1971'de başbakan oldu ve yeni hükümeti kurdu. Çok uzun ömürlü olmayan bu kabine, yerini 22 Mayıs 1972'de Ferit Melen hükümetine bıraktı. Melen hükümeti de kısa bir süre sonra görevi bırakınca 15 Nisan 1973’te göreve gelen Mehmet Naim Talu Hükümeti ülkeyi seçime götürecekti.
12 Mart 1971 Muhtırası'nın ardından 12 Eylül 1980 darbesine kadar geçen 9 yılda 11 hükümet değişikliği yaşandı. Çok rahat bir şekilde önüne geçilebilecek sokak olayları neticesinde meşru iktidar muhtıra ile devrilmiş, akabinde siyasal istikrarsızlıklarla geçen uzun yıllar ve 1980 darbesi ile asıl amaç hasıl olmuştu. Türkiye'nin onlarca yılı heder edilmişti.
Askeri vesayetin altında iç karışıklıklarla geçen dönemlerde ülkeyi kalkındırmak ve yeni projelere girişmek mümkün değildi. Tüm zorluklara rağmen başlanan işler ise kesintiye uğruyor ya da hüsranla sonuçlanıyordu.
27 Mayıs 1960 Darbesi, 12 Mart 1971 Muhtırası, 12 Eylül 1980 Darbesi ve 28 Şubat Süreci yalnızca siyasal sistem üzerinde değil, ekonomi, üretim, sanayi ve teknolojik ilerleme üzerinde de derin kırılmalara yol açmıştır.
Askeri darbe ve muhtıralar çözümün değil, sorunun ana nedenidir. Demokrasi, kriz anlarında askıya alınacak bir lüks değil; tam tersine krizleri çözmenin meşru yolu olduğu unutulmamalıdır.


YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.