PİYASALAR

  • BIST 100105.381.54%
  • ALTIN270.975-0.33%
  • DOLAR5.74-0.18%
  • EURO6.340.09%
  • STERLİN7.4120.1%
  1. YAZARLAR

  2. Gonca Babür

  3. Hani susamazdınız?
Gonca Babür

Gonca Babür

Yazarın Tüm Yazıları >

Hani susamazdınız?

A+A-

Gonca BABÜR

 

Gözlerim kapalı ama Hacire Ana’nın acılı kara gözleri kurşun gibi deliyor göz kapaklarımı!..

Kulaklarımda ana kalbinin Kürtçe feryadı “Oğlumu almadan gitmeyeceğim!”

Öyle kararlı ki, yangını Kandil’i küle çevirecek kadar harlı…

Geçer mi 21 yıl emek verdiği fidanını kaybetmenin acısı!

Hem de düğününe bir gün kala, elinde kınası…

Üstelik diğer iki yavrusunu da PKK’ya kaptırmışken!

Biri dağda diğeri hapiste solmuşken…

 

İLK KEZ OLUYOR

 

49 yaşında 8 evlat büyütmüş bu yürekli anne 22 Ağustos sabahı Türkiye tarihine geçecek önemli bir adım attı. İlk defa bir anne PKK’ya çocuğunu kaptırmamak için HDP’nin kapısına dayandı. Kürt asıllı bu anne örgüt içinde önemli bir yeri olan ‘Değer annesi’ydi.

Yani dağda ölen çocuklardan birinin annesi...

Diyarbakır HDP İl Başkanlığı’nın kepenk indirmesine sebep olan Hacire Akar’ın oturma eylemi üçüncü günün sonunda olumlu neticelendi. Oğlu Mehmet, Kandil’e çıkartılamadan çok şükür ailesine teslim edildi. Bu olay yüreği yanan diğer ailelere de umut oldu. Evlatları kandırılarak kaçırılan aileler kavuşma umuduyla akın akın Diyarbakır HDP il binasına koştu. Bugün itibariyle PKK terör örgütünden çocuklarını kurtarmak için nöbet tutan ailelerin sayısı 35’e yükseldi. Bu sayı daha da artacak gibi görünüyor. Adını yürekli analardan alan vatanımızda dilerim artık hiçbir anne evlat acısı çekmesin. Hiçbir baba evladı için gözyaşı dökmesin!

 

UMUTLA BEKLİYORLAR

 

Kandil’e karşı belki de ilk kez içeriden böylesine güçlü bir çıkış yaşanıyor. Ailelerin anlattıkları yürek dağlıyor. Kimi 11 yaşında karne almaya bir hafta kala kaçırılmış, kimi ise 14 yaşında kandırılıp Kandil’e götürülmüş. Bazıları evlatlarının ölüm haberini almış yine de bir umutla bekliyor. Sıcacık yuvalarından koparılan çocuklar zor şartlarda en fazla üç yıl yaşayabiliyormuş. Sezai Karakoç’un dizeleri düştü zihnime;

 

Anne ölünce çocuk
Bahçenin en yalnız köşesinde
Elinde bir siyah çubuk
Ağzında küçük bir leke

Çocuk öldü mü güneş
Simsiyah görünür gözüne
Elinde bir ip nereye
Bilmez bağlayacağını anne

 

VİCDANLARI KURUMUŞ

 

Tehditlere hakaretlere aldırış etmeyen annelerden pek çocuğu kanser hastası… İyileşme umutları yok. Emrihak vaki olmadan çocuklarına son bir kez olsun sarılmak istiyorlar sadece. Annelerin çığlığına duyarsız kalamayan şehit ve gazilerimizle ülkenin dört bir yanından kadınlar dernekleri evlat nöbetinde en büyük destekçileri. Yıllar önce eşi gözlerinin önünde şehit edilen Yıldız hemşire de nöbette…  

Bazılarının sessizliğini düşündükçe kanım donuyor. Gerçeğe olduğu gibi bakabilmek için milletçe her tür ideolojik saplantıdan, önyargı ve peşin hükümden azat olmamız gerekiyor. Zira söz ve tavırların ötesindeki hallere odaklanamayız. Bu ailelerin hallerini göremeyenler var! Sustular, susuyorlar! Varlıklarını, şöhretlerini, yarınlarını borçlu oldukları ülkelerine yaptıkları çok büyük ayıp! Sanat, spor ve entelektüel camiamızın vicdanının kuruyuşundan söz ediyorum.  Az sayıda değerli sanatçının dışında ölüm sessizliği çökmüş üzerlerine…

 

“NEDEN YANIMIZDA DEĞİLLER?”

 

Her geçen gün sayıları çığ gibi büyüyen Diyarbakır annelerini yok sayıyorlar. Annelerin acısını yarıştırıyorlar. Cumartesi anneleri Diyarbakır annelerine alternatif olabilir mi? Evladı için yüreği yanan her anne desteğe layıktır. İşte sözün yetmediği bir alan; gerçek… Ülkenin kaymak tabakası seçim yüzünden oluşan örgütlü bir nefret, siyaset sanılan bir kibir sergiliyor. Oysa bu gidiş tehlikeli! Bir annenin feryadı kulaklarımda: “Nerede kadın hakları savunucuları? Kızlarımız dağda tecavüze uğruyor, şiddet görüyor! 11 yaşındaki çocuklar Kandil’de boyundan büyük silah taşıyor! Ormanlar için toplanan binlerce çevreciye sesleniyorum; 40 yıldır bu ülkenin fidanları kara toprağa düşüyor! Neden PKK’ya karşı yanımızda değiller!”

Sahi neredesiniz? Lütfen bu yüreği öpülesi cesur insanlara destek verelim. Kavuşsunlar, bizim gibi evlatlarının kokusuyla huzurla uyusunlar. Onların gür sesi olalım. Bu ülkenin tüm çocukları vatan aşkıyla parıldasın, eli kanlı katillerin şarjörünü doldurmak için tek sıkımlık kullanılmasın!

Bu yazı toplam 4895 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar