PİYASALAR

  • BIST 1001.191-0.58%
  • ALTIN487.0260.24%
  • DOLAR7.9430.33%
  • EURO9.4070.52%
  • STERLİN10.3880.04%
  1. YAZARLAR

  2. Gülay Kurt

  3. Galata Kulesi’nden Bakarken...
Gülay Kurt

Gülay Kurt

Öğretim Görevlisi Yüksek Mimar
Yazarın Tüm Yazıları >

Galata Kulesi’nden Bakarken...

A+A-

Mimari literatürde ayrı bir yeri ve yapım tekniği olan kuleler, şehirler oluşmadan önce de varlığına ihtiyaç duyulmuş yapılardır. Bir yerde yerleşim olmasa bile gerek savunma amaçlı gerek gözlem amaçlı, gerek hapishane olarak yüzlerce kule inşa edilmiştir. Zaman geçtikçe kulelerin fonksiyonları, kullanım amaçları değişse de son derece sağlam yapıldıkları için çoğu günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Kuleler genelde bulundukları yerlerin sembol yapıları olmuştur aynı zamanda. Eyfel Kulesi, Pizza Kulesi, Londra Kulesi dünyada bilinen en ünlü kuleler olmakla birlikte ülkelerini temsil eden sembol yapılardır. Galata Kulesi ise İstanbul’un sembol yapıları arasında olup dünyanın en eski kulelerinden biridir.

GAYRİMÜSLİM BÖLGESİ

Galata Kulesi’nin ismini aldığı Galata Semti’nden bahsedersek: Galata isminin kökeni belirsizdir. Bölgenin anıldığı isim olan ‘Pera’ kelimesi ise karşı yaka, öte, ötesi gibi anlamlara sahip olup başlangıçta Galata’nın kuzeyindeki bölgeyi tanımlasa da zaman içinde Haliç’in kuzey yakasındaki tüm yerleşimi, dolayısıyla Galata’yı da kapsayacak şekilde kullanılmıştır. Günümüzde tüm bu bölge için Beyoğlu ismi kullanılır ancak Galata Kulesi’nden itibaren Haliç kıyısına kadar olan bölge halen Galata olarak bilinir. Galata ve Pera, Bizans dönemindeki Latinlere veya yabancılara ait olma özelliğini Osmanlı Dönemi’nde de büyük oranda devam ettirir. Bu dönemde eski yarımada içindeki bazı Latin ve Katolik kiliseleri buraya taşınır. Osmanlı nüfusundaki gayrimüslim Ermeni, Rum ve Yahudi azınlıklar da bu bölgeye yerleşerek çok sayıda ibadethane yaptırır.

MODERN HAYAT

Yabancı devletlerle, özellikle Hristiyan Batı devletleri ile ilişkiler geliştikçe, bu devletlere elçilik binalarını yapmaları için Pera ve Galata civarında toprak bağışlanır. Zamanla bu bölgede kilise ve elçilikler etrafında ticaret ve eğitim faaliyeti yürüten bir nüfus doğar. Elçilik, kilise, okul gibi binaların bu bölgede halen yoğun olarak bulunmasının tarihsel arka planında bu yatar. 19’ncu yüzyıldan itibaren belediyecilikle (İlk belediye olan 6’ncı Daire Belediye Binası- Beyoğlu Belediyesi) ve Batı’da ortaya çıkan modern hayat ve yeniliklerle İstanbul’un ilk tanışma yeri de yine Galata ve Pera’dır. Opera ve tiyatro, kuru temizlemeci, kafe, cenaze levazımatçısı gibi yenilikler ilk defa bu bölgede görülür. Pera ve Galata bu yenilikçi kimliğini günümüzde de kısmen devam ettirir.

FENER KULESİ OLARAK İNŞA EDİLDİ

Galata Kulesi ilk olarak 528 yılında Bizanslılar tarafından fener kulesi olarak inşa edilmiştir. Yapıldığı yer olan Haliç sırtlarında, ismini aldığı bugünkü Galata Bölgesi’nde, Marmara’dan gelebilecek olası tehlikeleri hem gözlemleme hem de gelip geçen gemilere yol göstermesi amacı ile fener olarak yıllarca hizmet vermiştir. Galata Kulesi’nin yapıldığı yer stratejik açıdan çok önemli olduğu için Tarihi Yarımada’ya karşıdan bakan, eski İstanbul’u en iyi kucaklayan manzarayı içine alan bir tepede tekrar inşa edilmiştir. Bu sefer hiçbir afetten zarar görmemesi için yığma taştan yapılarak, duvar kalınlığı 3.75 cm gibi devasa bir genişlikte tutulmuş, aşağıdan yukarıya doğru azalan bir kalınlık oluşturularak sabit durması için ne gerekiyorsa yapılmıştır. Yaklaşık 10 bin ton ağırlığındaki 9 katlı bir sivri yapı olan Galata Kulesi, deniz ticaretinde ve ulaşımında çok iyi olan dönemin süper gücü Cenevizliler tarafından 1348 yılında Galata Surlarına ek olarak “İsa Kulesi” adıyla tekrar yapılmıştır.

AYRICALIKLI STATÜ VERİLDİ

Ticaret yolları üzerinde bulunan Galata Kulesi’nin etrafında adeta bir şehir devleti gibi sur içinde Cenevizlilerin hâkim sürdüğü bir mahalle doğmuştur. Etrafında meydan gelen olaylara da etkisi büyük olan bu bölge ve Galata Kulesi 1453’de İstanbul’un fethinden sonra onarımdan geçmiş, devam eden yıllarda sürekli onarımdan geçirilerek korunması sağlanmıştır. İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed, Venediklilerin bu bölgedeki ticari ve sosyal faaliyetlerini sürdürmelerine izin vermiş, ancak Galata’nın ayrıcalıklı statüsüne de son vermiştir. Osmanlı Dönemi’nde Mehteran Ocağı, Yangın Haber Merkezi, rasathane, hapishane gibi farklı faklı amaçlar için kullanılmış olup, en nihayet 1967 yılında içinde restoranlar yapılarak turizme kazandırılıp günümüze kadar gelmiştir. EFSANESİ ÇOK İçinde bulunduğumuz yıl 2020 yılında ise restorasyon çalışmaları başlatılmış olup, bu sefer müze kimliği kazandırılmaya çalışılan Galata Kulesi’nin efsaneleri de bolca bulunmaktadır.

Bunlardan biri Galata Kulesi’ne ilk kez beraber çıkan bir çiftin evleneceğidir ki eğer çiftlerden biri daha önce kuleye çıkmışsa evlenmenin gerçekleşmeyeceğine inanılır. Bu yüzden Galata Kulesi evlenmek üzere olan çiftlerle dolar taşar. İkinci efsane ise Galata Kulesi ile Kız Kulesi arasındaki sonu acı ile biten aşk serüveni. İki kule sembolize edilerek İstanbul’un ikiye ayıran Boğaz’ın aynı zamanda bu aşık kuleleri de ayırdığına inanılır!

TURİSTİK BÖLGE

Galata Kulesi lokasyonu sebebi ile yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeridir. Yılın her gününde elinde fotoğraf makinesi veya telefon olan binlerce insanın fotoğrafını çektiği bir kültür mirasımızdır. Galata Kulesi hem dışı ile hem terasında sunduğu eşsiz panoramik İstanbul manzarası ile dünyanın en güzel manzarasına sahiptir. Çevresinde bulunan kahve-yeme içme mekânları, hem bohem hem de turistik eşya satan dükkânları ile adeta bir açık hava festivalleri görüntüsü verir her mevsim. Galata Kulesi sessiz sedasız İstanbul’un değişimlerini izlerken ve de izlettirirken kendisine hayran hayran bakan tarih severlerin gözde yapılardan biri olmuştur. Dünya geçici miras listesinde bulunan Galata Kulesi, fonksiyonu defalarca değişse de son aşamada müze olarak hizmet verecek olup hafızalarda kalıcılığını korumaya devam edecektir.

Bu yazı toplam 1757 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.