PİYASALAR

  • BIST 100110.0220.44%
  • ALTIN366.943-1.49%
  • DOLAR6.7790.27%
  • EURO7.670.14%
  • STERLİN8.5810.84%
  1. YAZARLAR

  2. Meryem Fazıl

  3. Boşanma Halinde Çocuğun Annesinin Soyadını Kullanması
Meryem Fazıl

Meryem Fazıl

Yazarın Tüm Yazıları >

Boşanma Halinde Çocuğun Annesinin Soyadını Kullanması

A+A-

Türk Medeni Kanunu uyarınca çocuğun soyadının belirlenmesinde, soy bağı esası kabul edilmiştir ve çocuk soyadını doğumla kendiliğinden kazanır. Söz konusu düzenleme uyarınca evlilik içinde doğan çocuğun soyadı babanın soyadıdır. Boşanma sonucu çocuğun velayet hakkı verilen kadın, çocuğunun soyadının soy bağı esasına dayanması ve annesinin soyadını alabileceğine dair bir düzenleme bulunmaması sebebiyle çocuğuna kendi soyadını verememektedir. Çocuğun soyadı babanın soyadı olarak kalmaktadır. Çocuğun annesiyle farklı soyadının olması; anne babasının boşanmış olduğunu arkadaşlarına açıklamak zorunda kalması, mutsuz olması ve psikolojisinin olumsuz etkilenmesi gibi sorunlara yol açmaktadır. Annesiyle farklı soyadını taşıması nedeniyle çocuğun günlük yaşamında yaşadığı sorunların yanında, anne bu farklılık yüzünden çocuğuyla ilgili resmi işlemlerde sorun yaşamakta, annesi olduğunu belgelemek için nüfus kayıt örneğiyle boşanma ilamını ibraz etmek zorunda kalmaktadır.

HAK İHLALİ

Bunların yanı sıra babanın çocuklarına karşı sorumluluklarını yerine getirmemesi; çocukların, babanın anneye karşı evlilik birliğinde, boşanma ve sonrasındaki aşamalarda olumsuz davranışlarını görmesi gibi nedenlerle çocuklar babalarının soyadını taşımak istememektedirler. Anayasa Mahkemesi tarafından boşanma sonrası çocuğuna kendi soyadını vermek isteyen annenin talebinin reddi temelde bir hak ihlali olarak görüldü ve emsal teşkil edecek bir karar verildi. Bu karara göre boşanan ve çocuğunun velayetini alan anne artık çocuğuna kendi soyadını verebilecek. Kararda kadın ve erkeğin evlilik süresince, evliliğin sona ermesinde eşit hak ve sorumluluklara sahip olmaları gerektiğine ilişkin uluslar arası sözleşme hükümleri hatırlatılarak eşlerin, evliliğin devamı boyunca ve boşanmada sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından aynı hukuksal konumda oldukları, erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını seçme hakkının kadına tanınmamasının velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete göre ayrım yapılması sonucunu doğuracağı vurgulanmıştır.

EŞİTLİK İLKESİ

Anayasa Mahkemesi’nin 2015’te verdiği emsal hak ihlali kararının ardından, Yargıtay’ın baktığı bir davada, “Boşanmış kadının, velayeti kendisine verilmiş çocuğuna kendi soyadının verilmesini velayet hakkına dayanarak aile mahkemesinden isteyebileceği” yönünde karar verilmiştir. Böylece hem anayasada yer alan eşitlik ve eşler arasında eşitlik ilkesine hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin cinsiyete dayalı ayrımcılık yasağına uygun davranılmıştır. Bununla birlikte boşanma sonrası velayeti anneye verilen çocuğun soyadının annenin açacağı davayla değiştirilebileceği Anayasa Mahkemesi kararıyla uygulamada yerini almıştır. İlgili kararda velayeti taşıyan anne veya babanın çocukla ilgili yapacağı her türlü iş ve işlemde çocuğun üstün yararının korunması gerektiği esas alınmış, çocuğun üstün yararının, çocuğu ilgilendiren her işte göz önüne alınmasının zorunlu olduğu, boşanan annenin hiçbir gerekçe göstermeden sırf velayet kendisinde olduğu için çocuğuna kendi soyadının verilmesini isteyemeyeceğinin ise altı çizildi.

ÖNÜ AÇILDI

Sonuç olarak velayet hakkına sahip anne tarafından, çocuğun soyadının değiştirilmesi davası açıldığında, çocuğun annesinin soyadını alması için haklı sebeplerin varlığı ve soyadındaki değişikliğin çocuğun üstün yararına aykırı olmamasının ispatı halinde, annenin soyadının çocuğa verilebilirliğinin önü açılmış oldu.

Bu yazı toplam 5434 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar