PİYASALAR

  • BIST 10094.831-0.62%
  • ALTIN261.414-0.07%
  • DOLAR5.768-0.4%
  • EURO6.566-0.2%
  • STERLİN7.324-0.07%
  1. YAZARLAR

  2. Büşra Çakır

  3. MÜSLÜMAN KADINLARIN…
Büşra Çakır

Büşra Çakır

Turuncu Dergisi
Yazarın Tüm Yazıları >

MÜSLÜMAN KADINLARIN…

A+A-

Mahremi
Neydi mahrem? 

İnsanın kendi dünyasında varolan biricik iç özgürlüğünün dışardan gelen müdahalelere kapattığı alan. Yani biraz ölçü, biraz sınır… Sınırsız özgürlük serseriliktir hani, başıboşluktur.
     Müslüman kadının örtüsü de onun mahremidir. Örtüsü içinde kadın yalnızca ten taşımaz can da taşır. Bu can Rabbine kuldur. Onu ısrarla yalnızca “erkeklerden korunma kalkanı” yapmak müslüman kadının mahremine çomak sokmaktır. Kutsalı bozmaktır. Müslüman kadın örtüsünün altında sahip olduğu cinsiyetin çok ötesindedir. Örtünen kadın kendinden bağımsız ya da dışardaki herhangi birine, bir fikre bağımlı bir eşya taşımaz başında. Örtüsü herhangi bir mendil, bir giysi gibi olamaz . Örtünme bütündür. Hakikattir, sonsuz teslimiyetin temsilidir. 
    Onun örtüsü altında gördüğü bir rüyası vardır. Bu rüya tabir edilmeye kapalıdır. Müslüman kadın rüyasında öncelikle kendi egosuna, sonra onu sevmeyen, sosyolojik bir takım ölçütlere hapseden insanların isteklerine teslim olmaz. İlahi aşkla kuşatılmıştır. Başörtüsünü ibadet görenlerle beraberdir. 
    Rüyada başörtüsü rızadır. Müslüman kadın Rabbinden gelene razı olmuştur.  Dünyada örtük vaziyette olan bir takım gizli güzelliklerle ahenk içindedir. Yürüdüğünde dünyayla metafizik arasında onları birbirine bağlayan bir yerdedir. Yani mahremdir. Hudutlarını ihlal eden nesnelere, insanlara, fikirlere mesafelidir.

Çocukları
    Onların çocukları da el ele tutuşarak kahkaha halkaları kurarlar. Sokaklarda şarkı söyler, yorulmaksızın oynarlar. En azından bunları yapmaya hakları vardır ama ne yazık ki bazı yörelerde bu çocukların seslerini kıstılar. Müslüman kadınların çocukları artık ses diye kendi gülüşlerini değil ailesine, toprağına, kendisine zarar veren bir takım sevimsiz araçları biliyorlar. 
    Bu çocuklar böyleyken bizim uğraşmamız gereken ince ince planlanmış hesaplar var. Dünyada böyle bir sahne varsa bunda bizimde bir rolumuz vardır. Ateşin üşüttüğü bir cehennem olabilir mi?  “O’nun rahmeti gazabını kuşatmıştır.” ayeti tamda burda hatırlanmalıdır. Koynumuzda büyüttüğümüz kötülük tohumlarından kurtulursak, rahmetin tadına varabiliriz. Müslüman kadınların çocuklarını kurtarabiliriz. 


Dünyadaki yerleri
    Okuyarak, öğrenerek; zulümle, acıyla, sevinçle bu dünyada önce müslüman kalmaya çalışıyoruz sanki. Sonra kadın. 
Birileri başörtümüzün boyu kadar ayırmış yerimizi. Cahil demişler, bilmez demişler. Dövmüşler, zulm etmişler. Dünyada halimiz böyleymiş. Haksız yere katledilen, hor görülen, istenmeyen binlercemizin yıllardır yankılanan sesi kalmış dünyada. 
    İçimizden bazıları basarmış. Zulmün içindeki merhametle kuşatılmış. Bir lokma kursağından geçse şükretmiş, Her gününü, her vakti, geceyi ihya etmiş. Rahmet kapılarından içeri girmişler; hayırla ve sabırla. Dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar o sarsılmaz, parçalanmaz gerceklikle bütünleşmişler. 
Teslimiyet. 
Huzur. 
Manevi bir doyum.
Bir insana kul olmadan, inatla, kamil insan olarak yaşamışlar.
 

Bu yazı toplam 11943 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.