PİYASALAR

  • BIST 10093.2250.91%
  • ALTIN359.860.43%
  • DOLAR6.7750.18%
  • EURO7.3540.05%
  • STERLİN8.387-0.01%
  1. YAZARLAR

  2. Şeyda Betül Kılıç

  3. Güçlü Ama Mutsuz Kent Kadınları
Şeyda Betül Kılıç

Şeyda Betül Kılıç

Yazarın Tüm Yazıları >

Güçlü Ama Mutsuz Kent Kadınları

A+A-

Önce kadınla tanışmak ardından tanıdığımız bütün kadınları bildiğimiz kadın üzerinden tanımladığımız gerçeğiyle tanışmak makbul olanıdır. Hayalimizdeki kadın her neyse o kadına benzemeye adanmış ömürler görmemiz muhtemeldir. Hayalimiz kelimesi tam olarak oturmamış olabilir, aslında ideal kadın demek daha doğru olabilir. Herkesin kendi ideali…

KADININ YÜREKLİLİĞİ

Toplumun geneline bakılırsa değişim hem makro hem de mikro düzeyde kadından, işte ideal kadından başlar. Kadının toplumu değiştirme potansiyeli, göz önüne alınırsa, fazladan gözlenmesi, takibi ve kontrol altında tutulması genelin kaygısını ortaya seriyor. Gelişiyorsak da değişiyorsak da mevzu kadının yürekliliğinden, arayışından, düşünsel planda sorgulayışından neşet ediyor. Burada cinsiyetçi bir gözlem yapmanın ötesine geçip, toplumsal bağlamda kadın olmanın baş döndürücü sorumluluğunu da yazacağım.

GÜÇLÜDÜR

“Kadın zayıftır ama anne güçlüdür” denir. Bana kalırsa kadın ister anne olsun ister olmasın sahiplenici potansiyelini hayata geçirdiğinde güçlüdür. Koruyucu, büyütücü, şifalandıran, teskin eden kadın, anne… Kent yaşamına gelelim. Kırsalda anne olmanın dertlerini belki başka bir sayıda özele kaleme almak nasip olur. Kent kadınını büyüten nihayetinde çoğu zaman kır kadını değil mi?

BOŞ ZAMAN ÖNEMLİ

Kentte kadın veya erkek olmanız süreçleri bakımından aynı görünse de sonuçları bakımından farklıdır. Mesela kadın da çalışır, erkek de. Gündüzler alışılmıştır. Mesele akşamları ve geceleri, hatta hafta sonları kadın olarak kalabilmenin becerisinde zimmetlidir. Kadın, kendine zaman ayırmaya yeltenmeden kadın olmak ister. Kendine bakım vermek, saçını taramak, sevdiği yemeği pişirmek, hiç giymediği kıyafetlerden vazgeçmek, biraz yürümek, müzik dinlemek boş zamanlarda olur. Boş zamanlar önemlidir. Boş zamanınız olmazsa tefekkür edemezsiniz. Hayatı yaşayamazsınız, yaşadığınızı sanırsınız.

İNSANSI ÖZELLİKLER

Kadının gerçek ihtiyacı nedir, biraz daha zaman mı, biraz daha güç mü? Kent kadını bu ikisini de istiyor. Diyelim ki bir mucize olup gün 34 saat olsa yorgunluk mucizesini nasıl görmezden geleceğiz? Mucize, çünkü fizyolojik bedbahtlık ancak sükûnetle refaha erer. Zamanın fazlası değil, boş alanlarıyla düşünebiliriz. Daha güçlü olmalıyım. Mümkünse daha az uyumalı, daha az sosyalleşmeliyim, diyenler için yorgunluk güzel nimet, ama yorgunken de düşünemiyor insan. Yapılacaklar listesi uzayıp gidiyor. Güçlü kadın, kimseye eyvallahı olmayan, bıkmayan, tükenmeyen, dinlenmeyen kadın olmak isterken kayıplar listemizi de gözden geçirelim. Kent yaşamı hız yaşamı, bunu kabul edeli çok oldu. İnsansı özelliklerimizle aramızı açmadan devam edelim. Durmak için durdurulmak gerekmesin mesela. Mesela, uyumak için tükenmek beklenmesin. Her yanımız ağrımadan da yorulduğumuzu anlasak iyi olur. Kadın kadına güç gösterisi yapmanın bir adım ötesine geçelim. Özellikle sosyal medyadan bakın ne kadar da güçlüyüm imajı verenlerin de akşam ayakları şişiyor, gözleri kapanıyor, bunu bilelim.

OTURUP KONUŞALIM

Güçlü kadın derken kast ettiğimiz ezilmeyen, becerikli, kendini gerçekleştiren kadın demek istiyorsak bunu anlarım. Ama güçten kasıt duygusuzluk, ketumluksa bunu sevmediğimi tüm kalbimle söylemeliyim. Dinlendiren dinlenmeyen olmaktan bahsediyorum. Biz en iyisi içimizdeki kadınla oturup konuşalım. Güçlü kadının da duyguları var. Mutlu mu soralım. Mutlu etmekten mutlu olmaya fırsatı kalmamış olabilir. Yahut ağzına yapışan; “Ailem, dostlarım mutluysa ben de mutluyum” cümlesini tekrar ediyor olabilir. Kent insana bilek gücünden değil zekâ ve kıvraklıktan sorar. Kentte zekâ güçtür. Fakat zekâ ile bilinç farklıdır. Kent kadını zekice çevresini çekip çevirir. Kaçırdığı noktada bilinç yani zihin yani öğrendiklerimizden öğrenmek vardır.

BİREYSEL DEĞİL

Mutlu olmak bireysel değildir. Mutluluk, sirayet eden bir kavramdır. Alışılan, sevilen, tüketilendir. Güçlü olmaya mecbur hisseden kadınların etrafında büyük ihtimalle, ona göre zayıf kadınlar vardır. Güçlü kadına göre ancak böyle hayata katılabilmektedir. Hatta kendini buna mecbur sayar. Korkusuzluğu bile güç, fasılasız, tefekkürsüz hayatı bile normal karşılar.

HAYATA KATIL

Peki ne yapmalı? Şimdi ille de yapman gerekenlerle, yaparsan iyi ‘Güçlü’ hissedeceklerini yaz. Bu liste hakla okurken bile seni yoruyorsa yine düşün. Şimdi listene yine bak. Sana kendini unutturan, özellikle kendine zaman planlarını sabote edenleri de esnet. Art arda planlar yapma. Aralara boşluklar koy. Sevdiklerine zaman ayır. Anlamlı, yardımsever, seni geliştiren, sana öğreten faaliyetlerin olsun. İçinde senin olmadığın bir hayatın aktörü olmaktan öteye geç. Hayata katlanmaktan vazgeçip, hayata katıl. Var olan gücünü kendini kamçılayarak değil, anlamlı hedeflerini gözden geçirerek taze tutabilirsin.

Bu yazı toplam 1102 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar