PİYASALAR

  • BIST 100105.381.54%
  • ALTIN270.975-0.33%
  • DOLAR5.74-0.18%
  • EURO6.340.09%
  • STERLİN7.4120.1%
  1. YAZARLAR

  2. Saliha Sağdıç

  3. Adınızı, yaşınızı, boyunuzu biliyorsunuz, peki ya mizaç tipinizi? Öyleyse,
Saliha Sağdıç

Saliha Sağdıç

Yazarın Tüm Yazıları >

Adınızı, yaşınızı, boyunuzu biliyorsunuz, peki ya mizaç tipinizi? Öyleyse,

A+A-

ENNEAGRAM ile tanışın!

 

Saliha SAĞDIÇ

 

“Bir süper gücünüz olsaydı ne yapardınız?” sorusunu mutlaka bir yerlerde duymuşsunuzdur. Biraz iddialı bir giriş oldu ama yakın zamanda tanıştığım Enneagram bana tam olarak böyle hissettiriyor. Sanki bana böyle bir soru sorulmuş, ben de kendimi ve “Tüm insanları mizaç olarak çözmek ve anlamak isterim” cevabını vermişim. O günden beri de adeta hayatım değişmiş gibi, Enneagram hayatıma sihirli bir değnekle dokunmuş gibi hissediyorum. Konuştuğum herkese, okulda öğrencilerime, eşime dostuma aileme bu konudan bahsediyorum. Bahsettiğim kişilerin neredeyse hepsinde kendimdeki heyecanı ve ilgiyi görünce dedim ki, “Tamam artık herkes bunu öğrenmeli!”

İşte tam olarak bu sebeple, beni bu sistemle tanıştıran kişiyle yani konunun uzmanı Özgü Güler ile sizler için bir röportaj yaptım.

 

YARDIMCI OLMAYI AMAÇLIYORUM

 

Enneagramı konuşmaya başlamadan önce bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Özgü Güler kimdir?

Aslında çokça uzun bir hikayem var size anlatabileceğim ama konumuzla bağlantılı olan kısmını aktarmaya çalışayım. Ben öğretmenlik geçmişi olan bir eğitim danışmanıyım. Yaklaşık on yıldır ‘Freelance’ olarak çalışıyorum. Yakın zamanda ‘Etkin Öğrenme Serisi’ adı altında beş fasiküllük bir seri çıkardım. Bu röportajla basım tarihi de denk geldi aslında. Öğrenme üzerine sürekli kendisini ve öğrencilerini geliştirme çabasında bir insanım. Kariyerim de zamanla bu yönde şekillendi. Yazmayı sevdiğim kadar çizmeyi de sevdiğimden kitaplarım kendi çizimlerimi de içeriyor. Gençler başta olmak üzere bir şeyler öğrenme derdinde olan herkese yardımcı olmayı amaçlıyorum. İşime olduğu kadar aileme ve ana okuluna devam eden iki kızıma da ihtimam göstermem gerekiyor. Bu sebeple çalışma saatlerimi biraz esnek tutuyorum. Enneagram’ın da içinde olduğu toplu etkinlikler ve eğitimler düzenliyorum.

 

İNSANI ANLAMA SİSTEMİ

 

Peki Enneagram nedir?

İnsan nasıl ki, biyo-kimyasal bir varlıksa ve tıp alanı da onun sistemini anlayıp iyileştirmeye çalışıyorsa, insanın manevi boyutu da buna paralel şekilde bir sistem üzerine kurulmuş ve Enneagram dediğimiz kadim bilgi bu sistemi bize anlatıyor, hem de en ince ayrıntısına kadar. İnsanın duygu, düşünce ve bunlarla bağlantılı olan davranış boyutunun çerçevesini çiziyor. Enneagram bilinen en eski insanı anlama sistemidir. Bence bu çok mistik bir durum çünkü bu sistemin nereden geldiği yani kaynağı, kim tarafından bulunduğu belli değil. O kadar eski ki, Antik Yunan’da da varmış, Orta Asya’da da. Asıl mesele şu ki, ben Enneagram ile bunları bilerek tanışsaydım konuya bambaşka bir ilgi ve ciddiyetle yaklaşırdım. Eminim insanlar da bu bilgiyi edindiklerinde nasıl muazzam bir içerikle karşı karşıya olduklarını idrak edecekler. O nedenle bu bilgiyi insanlara ulaştırabilmeme destek olduğunuz için Turuncu Dergisi’ne müteşekkirim.

 

 

HAYATIM DEĞİŞTİ

Enneagram ile tanışmanız nasıl oldu?

Enneagram ile yaklaşık dokuz yıl önce bir kitap vesilesiyle tanıştım. Psikoloji alanına büyük ilgim var, çokça okuma yaparım. Bir gün bir arkadaşımın elinde birkaç kitap gördüm, hemen alıp bakarım böyle durumlarda. ‘Bu kitap ne üzerine?’ diye arkadaşıma sorunca, “Kişilik analizi sistemiymiş, ben de daha yeni aldım, bilmiyorum” diye cevap verdi. Tabii ben hemen gidip aynı kitaptan kendime bir tane edindim. Fakat kitabı okuduğumda büyük bir aydınlanma yaşamadım açıkçası. ‘A, böyle bir sistem mi varmış? Ben hangisiyim acaba, 1 miyim? 2 mi, 4 mü?’ diye düşüncelere dalmama neden oldu. Daha sonra bu konuda eğitim aldım ve yıllarım kimi zaman farkında olarak, kimi zaman da olmayarak insanları gözlemlemekle geçti. Tam olarak bu şekilde konuya hakimiyet kazandım diyebilirim.

 

‘Enneagram hayatımı değiştirdi’ diyebilir misiniz?

Demez olur muyum? Hem de öyle büyük bir değişim yaşattı ki bana, istiyorum ki herkes bu farkındalığı kazansın. Kişilik tipleri sistemi diyoruz ya hani, aslında çok eksik bir tanım bu. İnsanlar bu tanım nedeniyle pek ilgi göstermiyor gibi geliyor.

 

BURÇLARLA KIYASLANMASI YANLIŞ

 

Enneagram’ın burçlarla karıştırılması ya da kıyaslanmasını nasıl değerlendirirsiniz?

Burçlar insanı anlatmada öyle zayıf kalıyor ki, insanların onlara bağlanmasındaki nedenin boşlukları kendilerinin doldurması olduğunu düşünüyorum. Örneğin, ben koç burcuyum. Yakın bir arkadaşım burçlar konusunda öyle ilgilidir ki, tanıştığı insanın adından sonra ilk sorusu burcudur. Bu arkadaşım, benim koç burcu özelliklerini hemen hemen hiç taşımadığımı yıllar yılı söyler dururdu. Bu aykırılığı yükselenime bağlardı. Ama aslında yükselenimle de örtüşmeyen çok fazla özelliğim var. Yanlış anlaşılmayı önlemek adına şunu açıkça söylemeliyim ki, burçların insanı etkilediği bir gerçek fakat bu kişinin mizacına oranla öyle zayıf bir etki ki, bahsedilmeye bile değmeyecek düzeyde. Ben bu durumu şuna benzetiyorum: Kan tahlili yaptırıp yalnız tek bir değerinize bakarak sağlığınızla ilgili değerlendirme yapmaya çalışmak var, bir de bunu tüm değerlerinizi en ince ayrıntısına kadar ölçen bir tahlille yapmak var. İnanın bu bile Enneagram’ın insanla ilgili ortaya koydukları yanında eksik kalıyor.

 

İNSANDA HAYRANLIK UYANDIRIYOR

 

Enneagram’ın yabancı bir kelime olmasının, gereken ilgiyi görmesinde bir engel olduğunu düşünüyor musunuz?

Katılıyorum. Hatta az önce belirttiğim tanımlanma şeklinin dahi insanlar için yeterince açıklayıcı olmadığını düşünüyorum. Enneagram insanın hem kendisini hem de diğer herkesi anlayıp yüksek bir bilinç seviyesine ulaşmasını sağlar ve bu aslında herkes için temel bir ihtiyaçtır. Bana göre Enneagram yani mizaç tipleri sistemi tıpkı Allah’ın yarattığı diğer sistemler gibi öğrendikçe insanda hayranlık uyandırıyor. Nasıl insan vücudunu inceledikçe hayranlığımız artıyorsa ve nasıl Allah dünyada sistemsiz hiçbir şey yaratmadıysa mizaç tiplerimiz de böyle harika bir sistemde yaratılmış. Bu sistemi öğrendikçe ‘Ruh hastası, dengesiz, psikolojik sıkıntılı’ diye damga vurduğunuz insanları bile anlıyorsunuz. Hak vermek anlamında söylemiyorum ama neden yaptıklarını anlıyorsunuz. Bana neden böyle yaptı dediğiniz insanların neyi neden yaptığını, neyi nasıl düşündüğünü çözüyorsunuz. Aslında insanların iç dünyası, mizacı, doğası o kadar da karışık değilmiş anlıyorsunuz. İnsan sarrafı oluyorsunuz desem hiç de abartmış olmam. Nitekim bu sistemi ilk çözen ve uygulayan insanların yaşadıkları devirlerde ‘Sihirbaz’ olduğu düşünülmüş.

Sadece insanları değil elbette, en çok kendimizi anlıyor ve eğer barışmamışsak kendimizle barışıyoruz.

 

9 ANA MİZAÇ TİPİ VAR

 

Enneagram’ın insanları 9 ana mizaç tipine ayırdığını söylüyorsunuz? Yani dünyada sadece 9 tip insan mı var?

Enneagram 9 temel mizaç tipinden bahsediyor fakat bu, dünyada yalnızca 9 tip insanın olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü bu sistem insanın eğilimlerinin çerçevesini çiziyor. Nasıl düşünüp tepki vermeye eğilimli olduğumuzu net olarak belirlemekle birlikte bize şöyle bir parantez açıyor: Her mizaç tipinin sağlıklı boyutta ulaştığı bir nokta ve o noktada sergilediği davranışlar varken aynı zamanda sağlıksız boyutta yaşamını sürdürdüğünde bu davranışlar bambaşka şekillenebiliyor. Sağlıklı ve sağlıksız boyut iki ucu temsil ediyorsa kişinin bu ikisi arasında nerede ve hangisine daha yakın olduğu davranış alternatiflerini belirliyor.

Bunun ötesinde mizaçları çeşitlendiren olgulardan biri de ‘Kanat’ kavramı. Her kişilik tipinin bir kanadı olabiliyor. Şart değil fakat mümkün, yani kanatlı veya kanatsız olabilirsiniz. Örneğin, siz Tip 1’seniz sizin sağlıklı ve sağlıksız boyutta verdiğiniz tepkilerin aralığı belirleniyor. Eğer 2 kanadı olan bir tip 1’seniz işte orada işler biraz daha değişiyor ve siz temel mizacınız dışında tip 2 özelliklerini de aynı derecede yoğun olmasa da taşıyorsunuz. Bu da mizacınıza bambaşka bir renk katılması ve çeşitlenmek anlamına geliyor. Şöyle düşünün; tip 1 mizacının öne çıkan özelliklerle bire bir zıt olan bazı özellikler tip 2’de mevcut. Kanadınız olması bu iki zıt özelliğin sizde aynı anda bulunması demek oluyor. Bu sizin tek bir özellikte aşırıya kaçmanızı engelleyerek mizacınızı yumuşatabiliyor, hatta duruma göre tam tersi şekilde düşünüp davranmaya yöneltebiliyor. Tüm bunlar Enneagram sisteminin cilveleri ve inanın eğitimlerde bunları anlatmaktan büyük zevk alıyorum.

 

ÖNE ÇIKAN ÖZELLİKLERİ FARK ETMEK

 

Mizaç tipimizi belirlemekte zorlanıyor ve kendimizi hiçbir mizaç tipine uygun göremiyorsak ne yapmalıyız? Yahut belirlenen mizaç tipinde bize uymayan bir şeylerin olması söz konusu mudur? Yoksa sistem değişmez kurallar mı içeriyor?

Enneagram ile yeni tanıştığında bu yorumu yapan insanlara rastlıyorum, evet. Bazı insanlar her tipin özelliklerini okur ya da dinlerken “Bu beni anlatıyor, bu da beni anlatıyor, sanırım hepsi beni anlatıyor” diye tepki verebiliyor. Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir şeyi es geçmiş oluyorlar: Her insanda tüm özellikler belirli oranda mevcut, hepimiz kimi zaman dağınık, kimi zaman sakin, kimi zaman neşeli, kimi zaman da kötümser olabiliriz. Bu yönde bir çizgi çizebiliriz.

Fakat işin püf noktası, kişinin kendisini gerçek manada tanıyarak en öne çıkan özelliklerini fark etmesi. Biz hayattan ne bekliyoruz? Karşımızdaki insanla iletişim kurarken nasıl bir tarz benimsiyoruz. Çok güleç miyiz? Çok uyumlu ve sessiz mi, çok ciddi ve analitik mi? Çok dobra ve net mi? İki şey çok elzem: Tiplerle ilgili temel çerçeveyi çok iyi kavramak sonrasında da kendimizi iyi gözlemleyerek hangisinin bize daha uygun olduğunu anlamak gerekiyor. Bazen kişi “Şu tipte beni anlatan çok şey var ama tüm özelliklere bire bir uyuyorum diyemem” şeklinde tepki verebiliyor. Bu çok normal ve inanın çok olası, belki sizin temel tipiniz o fakat bir kanadınız var ve o nedenle de tüm özellikleri aynı netlikte taşımadığınızı düşünüyorsunuz. Hatta şu da mümkün; siz belki çok sağlıklı bir psikolojidesiniz ve o tipin olumsuz özelliklerini kendinizde öyle törpülemişsiniz ki bunları yansıtmıyorsunuz bile.

Sistemi anlamak insanı anlamak demek ve bu şıp diye gerçekleşen bir şey değil. Bazı insan öz farkındalığı çok yüksek olduğu için hemen kendisini bir yere koyarken bazıları bunu sağlayabilmek için ciddi mesai harcıyorlar. Fakat neticede kendini anlamak adına değer diye düşünüyorum. İnsanlara bu açıdan destek olabilmek için YouTube kanalımda her tip için özet bilgiler içeren videolar yayınladım. İlgilenenler kanalımı ziyaret edebilir bu arada belirtmiş olayım.

 

MİZAÇ ASLA DEĞİŞMEZ

 

Mizaç tipimiz zamanla değişebilir mi? Yani ilk gençliğimizde tip 3, orta yaşta tip 9 olabilir miyiz?

Bu soruya cevap verebilmek için anlamamız gereken kısım mizacın ne olduğu. Mizacı da en basit dille anlatan benzetme ise ‘Ağaç Metaforu’

Mizaç, temelde egomuzun zaaflarını temsil ediyor. Bu da tıpkı bir ağacın tohumu gibidir. Bir portakal ağacı tohumundan kiraz ağacı yetişmez. Su, toprak, güneş gibi çevresel faktörler o portakal ağacının sadece nasıl büyüyeceğini, boyunu, vereceği meyvenin miktarını belirler. Çevresel faktörlerin şekillendirdiği ağacın gövdesi karakterimizi temsil ederken dalları da kişiliğimizi temsil eder. İnsanın kişiliği yaşla ve tecrübeyle değişiklik gösterir ama mizaç hiçbir koşulda değişmez. Kendisini tüm artıları ve eksileriyle gören insan gelişim için çaba sarf ettiğinde iyi yanlarını parlatıp olumsuz özelliklerini törpüleyebilir. Ki bu ciddi bir gayret gerektirir.

Bir de sosyal öğrenme var tabii, kişi bazen bir özelliğinin bazı ortamlarda kabul görmediğini fark ederek olması gerektiğini düşündüğü yönde davranabilir. Bu davranış kalıpları öğrenilmiş becerilerdir. Bizim sentetik kişiliğimizi temsil eder. Yani insan davranışı değişir fakat mizaç yani iç dünyasında verdiği tepkiler değişmez. Kendimizi en berrak halimizde görebildiğimiz bir yaşam sürmemiz dileklerimle.

Bu yazı toplam 4848 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.