PİYASALAR

  • BIST 10097.2671.19%
  • ALTIN243.4471.24%
  • DOLAR6.271.06%
  • EURO7.3791.28%
  • STERLİN8.2660.54%
  1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Kadın da erkeğe nafaka verir mi?
Kadın da erkeğe nafaka verir mi?

Kadın da erkeğe nafaka verir mi?

Boşanan çiftler arasında en önemli konulardan biri olan nafaka konusu hakkında Avukat Cengiz Hartavioğlu Yenikapı Haber’e konuştu.

A+A-

Avukat Cengiz Hartavioğlu, Yenikapı Haber’den N.Asuman Özer’in sorularını cevapladı. Modern Hukuk ve İslam Hukuku'nda nafaka hakkanda çarpıcı açıklamalarda bulundu.


Medeni Kanunda nafaka nasıl düzenlenmiştir?

Medeni Kanun'un 175. Maddesi'nde yoksulluk nafakası “ Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”
Şeklinde düzenlenmiştir. 
Hakim tensiple birlikte veya yargılamanın her aşamasında nafakayı talep edenin lehine “tedbir nafakasına” hükmedebilir. Tabii ki gerek görmesi halinde. Yargılama sonunda tedbir nafakasını, yoksulluk nafakası olarak hüküm altına alabilir. Boşanma davasında talep edilmeyen yoksulluk nafakası daha sonra nafaka davası ile talep edilebilir. Hakim resen yoksulluk nafakasına hükmedemez. Hakim, yoksulluk nafakasını, taraflardan birinin talebiyle bağlıdır. Talep eden eşin ağır kusurlu olmaması ve yoksulluğa düşmüş olması gerekir. Nafaka miktarı, ödeyecek eşin maddi gücü göz önüne alınarak belirlenir. Asla nafaka yükümlüsünü yoksulluğa düşürecek bir miktar belirlenemez. Bu nedenle nafakaya hükmedilmeden önce tarafların mali durumu kolluk vasıtasıyla mahkemece araştırılır. Yoksulluk nafakasının amacı, nafaka alacaklısını refah içinde yaşatmak değildir. Amaç nafaka alacaklısını yoksulluktan kurtarıp temel ihtiyaçlarının karşılanmasıdır.

Nafaka vermek için böbreğini satan iflas erkek haberleri yapılıyor, bunların gerçeklik derecesi nedir?


Böyle haberlerin doğruluk payı var mı bilmiyorum. Bir önceki soruda ifade ettiğim gibi, nafakaya hükmedilirken karşı tarafı yoksulluğa düşürecek bir miktara hükmedilmez. Nafaka yükümlüsünün mali durumuyla orantılı bir miktar belirlenir. Kaldı ki nafaka miktarı daha sonra açılacak davayla azaltılması talep edilebilir. Nafaka alacaklısı da artırılması için dava açabilir. Hakim şartları değerlendirir ve gerek görmesi halinde arttırır veya azaltır.


Çocuk nafakası ile eş nafakası birbirinden ayrı mı?


Çocuğa verilen nafaka yani iştirak nafakası medeni kanun 182. Maddesinde düzenlenmiştir. Müşterek çocuğun velayeti kendisine verilmeyen eş çocuğun eğitim ve bakım giderlerine katılmak zorundadır. İştirak nafakası da kendisine verilmeyen eşin maddi durumuna göre belirlenir. İştirak nafakası çocuk reşit oluncaya kadar devam eder. Çocuk 18 yaşına gelince iştirak nafakası veren eşin bu yükümlülüğü son bulur. Ancak çocuğun eğitimi devam ediyorsa eğitim giderlerine katkıda bulunmak zorundadır. Eşe verilen nafaka, yoksulluk nafakası, ise daha önce ifade ettiğim gibi belli bir süreyle sınırlandırmamış kanun koyucu.


Kadın da erkeğe nafaka verir mi?


Kanun maddesi açıktır. Kadının da erkeğe nafaka ödemesi hüküm altına alınabilir. Çünkü kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere nafaka yükümlüsünün sadece erkek olacağına dair bir hüküm yoktur. Yoksulluk nafakasını belli şartları vardır. Bunlar;

  • Talep
  • Talep eden tarafın ağır kusurlu olmaması gerekir
  • Talep eden tarafın yoksulluğa düşmüş olması gerekir

Hüküm altına alınacak nafaka miktarı nafaka yükümlüsü eşin mali gücüyle orantılı olması gerekir.
Dolayısıyla erkeğin talep etmesi halinde ve mahkeme uygun görürse talebi kadının da erkeğe nafaka ödemesini hüküm altına alabilir.  Ancak uygulamada şimdiye kadar kadının erkeğe nafaka ödemesi karara bağlandığına hiç denk gelmedim. Zaten çoğunlukta erkek taraf pek talep etmez. Talep etme hakkı olmasına rağmen.


Anlaşmalı boşanmada dayanarak verilen hükmün geçerlilik süresi nedir?


Anlaşmalı boşanmada verilen karar ile çekişmeli boşanmada verilen karar arasında bir fark yoktur. Anlaşmalı boşanmada taraflar mutabık kaldıkları hususları bir protokolle imza altına alırlar ve boşanma bir celse de sonuçlanır.


İslam Hukuku'nda nafaka var mıdır? 


İslam Hukukuna göre boşanma halinde erkek, kadına nafaka ödemek zorundadır. Nafaka ödenecek süre üç hayız dönemi olarak belirlenmiştir. Kadının barınma dahil bütün ihtiyaçlarına karşılık gelecek nafakayı erkek, kadına vermek zorundadır. Hatta boşanmaya erkek kusuruyla neden olmuş ve kadın boşanmadan dolayı zarar görmüş ise kadın erkekten tazminat talep edebilir. Tazminat miktarını kararı verecek olan merci belirleyecektir. Kadının barınma dahil bütün ihtiyaçlarına denk gelecek bir miktar olmalıdır.


Talak Süresinde “(Boşadığınız) Kadınları, gücünüz oranında oturmakta olduğunuz yerin bir yanında oturtun, onlara 'darlık ve sıkıntıya düşürmek amacıyla' zarar vermeyin. Eğer onlar hamile iseler, yüklerini bırakıncaya (doğumlarını yapıncaya) kadar onlara nafaka verin.” Buyrulmaktadır. Dolayısıyla boşanan nafaka ödenmesi Kur’anın emridir.
Bilindiği gibi nikah kıyılırken kadına verilen mehir vardır. İki mehir vardır. Muaccel mehir ve müeccel mehir. Nikah sırasında verilen acele verilmesi gereken muaccel mehirdir. Müeccel mehir ise hemen verilmeyen vaadedilen mehirdir. Kadın istediği zaman da verilmesi gerekir. Boşanma halinde kadına mehirin verilmesi yine Kuranın emridir.


Hükümetin nafakanın 5 yıl ile sınırlandırılması için yapmak istediği yasal düzenleme hakkında fikriniz nedir?


Yoksulluk nafakası ilgili kanunu maddesinden de anlaşılacağı üzere süresizdir. Ancak TMK 176/3 hükmüne göre nafaka alacaklısı tarafın tekrar evlenmesi veya taraflardan birisinin ölmesi halinde kendiliğinden kalkar. Nafaka alacaklısının evlilik olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.


Kanun maddesinde nafakayı sonlandıran bazı nedenler, nafaka borçlusunu bazı davranışlarda bulunmaya sevkediyor. Meslek hayatımda birkaç kez denk geldim. Nafaka borçlusu, nafaka alacaklısı tarafın hayatını adeta gözlem altına alıyor. Öyle ki sosyal bir arkadaşlığı dahi fotoğraflayanlar oluyor. Haysiyetsiz hayat sürüyor diye davalar açılabiliyor. Böyle yollara tevessül edilmesini doğru bulmuyorum. Bununla birlikte kısa süreli evlilikler boşanma ile sonlanabiliyor. Boşanma da evlilik gibi gayet doğaldır. Boşanma sempatik bir durum değildir. Ancak evlilik birliği kurulamıyorsa, taraflar anlaşamıyorsa boşanmanın olması da gayet normaldir. Ancak 2-3 ay sürmüş bir evlilik sonunda ömür boyu nafakaya hükmedilmesi bence hakkaniyete pek uygun değildir. Nafakanın evliliğin süresine, nafaka alacaklısının sosyal statüsüne ve çalışıp çalışmamasına göre belirlenmesi hakkaniyete uygun olacağı kanaatindeyim.

Yine TMK 176. maddesine dayanarak talep halinde nafaka artırılabilir veya azaltılabilir mahkeme kararıyla. Hal böyle olunca taraflar zaman zaman nafakanın arttırılması veya azaltılması için davalar açıyorlar. Çoğunlukta nafakanın arttırılmasına dair davalar açılıyor. Açılan bu davaların çoğu keyfi açılan davalardır bence. Nafakanın azaltılması için açılan davalar da var elbette. Bu davalar, kanunun öngördüğü şartlar gözetilmeden açılan davalar ve mahkemeleri meşgul eden davalar olduğunu düşünüyorum.


N.Asuman Özer / Yenikapı Haber
    
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.