PİYASALAR

  • BIST 10096.0320.78%
  • ALTIN277.6221.99%
  • DOLAR5.7351.31%
  • EURO6.3651.37%
  • STERLİN6.9711.56%
  1. YAZARLAR

  2. Dr. Mehmet SILAY

  3. Alİ Fuat Başgİl GÜNLÜĞÜ
Dr. Mehmet SILAY

Dr. Mehmet SILAY

Turuncu Dergisi
Yazarın Tüm Yazıları >

Alİ Fuat Başgİl GÜNLÜĞÜ

A+A-

Ali Fuad Başgil’in Anadolu’nun küçük bir ilçesinde başlayan eğitim hayatı İstanbul’da devam etmiş, Paris’te sona ermişti. Daha hayattayken onun hakkında makale yazanlar; onun için Batı kültürünün içinden gelen muhafazakâr düşünce adamı dediler.

5 Ekim 1966 vefatından altı ay önce Demokrasi Yolunda, Din ve Laiklik ve bizim kuşak için en önemlisi Gençlerle Baş başa adlı eserleri ve Başbakan ve Bakanları siyasallaşan yargı aracılığıyla infaz edip İmralı’da asan ihtilalcilere karşı verdiği demokratik direnişiyle kendisine büyük saygı duyduğumuz Ali Fuad Başgil hocayı yakından tanıma imkanını Allah bize lütfetti. Bu yıl yüzeli kişilik kontenjanı içinde İstanbul Tıp Fakültesine yirminci sırada kaydol - muş ve kitaplarımı da almıştım. Ancak hala İsmail Dayı Bey’in sahibi olduğu ve yönettiği Yağmur Yayınevi’nde işçi olarak çalışmayı sürdürüyordum. Ali Fuad Başgil hoca eşi Nüvide hanım la birlikte Anadolu yakasındaki güzide semtlerden biri olan Feneryolu’ndan kalkıp Sirkeci’deki kalabalığı da aşarak Cağaloğlu’nda bulunan idarehanemize gelmişti. Ali Fuad Hoca’nın ebadı hacmi küçük ama muhtevası büyük olan altmış altı sayfalık Gençlerle Başbaşa kitabı on bin basmış ve dokuzuncu baskısı üç ayda tükenmiş. Çok rağbet gören ve kapışılan bir eğitim kitabı hakkında yazarı ile yayıncı arasında teknik bir görüşme yapılacaktı. Ali Fuad Başgil’in Anadolu’nun küçük bir ilçesinde başlayan eğitim hayatı İstanbul’da devam etmiş, Paris’te sona ermişti. Evrensel hukuk normlarını savunan, yurtsever bir düşünce adamı aynı zamanda Batı kültürünün içinden geliyordu. Kanlı ihtilali takip eden yıllar içinde, ülkemizde yaşanan 1960 askeri darbeyi sebep-sonuç ilişkisi içinde irdeleyen ve sorgulayan eseri “ Revolution Militer de Türk”, Fransa’da ve İsviçre’de en çok satılan ve okunan kitaplar arasındadır. Ali Fuat Başgil hoca, ihtilalden sonra orgeneral Cemal Gürsel karşısında halkımızın büyük desteğini alan Reisicumhur adayı olarak en güçlü sivil alternatifti.

Bir hukuk adamı olarak Başgil, Başbakan Adnan Menderes ile, Zorlu ve Polatkan’ı asan, İçişleri Bakanı Namık Gediği de makamında öldürüp bakanlık penceresinden sokağa atanlara ve cinayetlerini “intihar etti!” diyerek örtmeye çalışanlara, dünyanın gözü önünde hürriyet, demokrasi ve insan hakları dersi veren onurlu bir hareket adamıdır. Fransa’da üniversite öğrencisiyken Alp dağlarında papaz mösyö Girard’la ilgili hatırasını anlatır. Müslüman olduğu için kendisine gösterilen saygıyı hiç unutamaz. Papaz Girard’ın tavsiyesiyle “İrade Terbiyesi” ve özellikle gençleri uyarmak, aydınlatmak ve eğitmek için yetkili uzmanlarca kaleme alınmış pedegojik eserlerini altını çizerek ve notlar düşerek bir solukta okuyup bitirmiş. Yıllar sonra memlekete dönmüş. Terbiyevi ve moralist bir yaklaşımla akademik birikimlerini ve hayat tecrübelerini yayınladığı kitapları, konferanslarıyla ülke gençliğiyle paylaşmaya başlamış. Sonraki yıllar içinde Milli Türk Talebe Birliği’ne devredilen Eminönü ve Üsküdar Halkevi’nde verdiği halka açık konferanslarıyla, tebliğini millete ulaştırmayı başardı. Gençlere öğütler ve terbiyenin karakter üzerindeki tesirini bıkıp-usanmadan anlatmayı sürdürdü. Güzel ahlak, iyi huy, irade ve ruh terbiyesinin bilgili ve malumatfuruş olmaktan önce geldiğini anlattı. “ Tembellik başarının düşmanıdır. Bedensel özür makul bir mazerettir. Tembellik kesinlikle izah edilemez. Peygamberimiz buyuruyor. Cimrilikten, korkaklıktan ve tembellikten Allah’a sığınırım! “ Genelde insanı çevresi şekillendirir. Arkadaşını iyilerden seçmesini bil! İlim maalesef ameli müstelzim değildir. Açıklayalım; İnsan sigara ve içkinin sağlığımız için ne kadar zararlı olduğunu bilir. Bilir ama bu bilgisiyle amel edip bu kötü alışkanlıklarından kolayca vazgeçemez. İlmin kaynağı zekâ, amelin kaynağı ise iradedir. İrade bir bakıma şahsiyettir. İrade eğitimine erken yaşta başlamak lazım. Alışkanlıklar huy haline gelip iyice yerleştikten sonra irade terbiyesi zorlaşır. Saadet gönül işidir ve içimizdedir. Onu dışarıda aramak beyhudedir. Mutluluk ve saadeti iktidar, şöhret ve servette görmek çölde serabı su zannetmektir. Bununla beraber mutluluğun yolu başarının yolundan ayrı da değildir. Sözlerin kısa olsun. Umumiyetle çok sözde yalan, çok malda haram olur. Kıymet ve etki çok sözde değil, yerinde ve özlü sözdedir. Dil yarası bıçak yarasından derin olur, o halde dilini tutmayı öğren!

Öfkeliyken kimseye bir şey söyleme. Maksadı aşan, kırıcı sözler sadır olabilir. İnsanların cahilliğini yüzlerine vurmak onları kırar ve gücendirir, hatta kinlendirir. Şair ne demiş; “Söz ola kese savaşı-Söz ola kestire başı- Söz ola ağılı aşı- Yağ ede, bal ede bir söz!” Cömert ol, kin tutma, olduğun gibi görün, hiç kimsenin başarısını kıskanma fakat imren. İmrenirsen motive olursun, daha iyisini, daha mükemmelini yapabilirsin. Kötü gün dostu ol. Dostlarına vefalı, düşmanlarına müsamahalı ol. Kadınlara hürmet edin, çünkü kadınlar insanlığın anasıdır. Davranışların, esprilerin ve şakaların zarif olsun. Çünkü latife sadakadandır. En büyük ve kalıcı güzellik ahlak güzelliğidir. Ahlakı güzel insan her yaşta güzeldir. Ana-baba ahı alan iflah olmaz. Yaşlıların tecrübelerinden faydalan. Daima müşavere et. Dünyanın en akıllı insanı en çok danışan yani en çok akıl alan insandır. Çocuklara şefkat göster, senden yaşlılara saygılı ol. Başarılarınla mağrur olma. Başarının en büyük düşmanı kibirdir. Kibir ve öfkeye şeytan müdahildir. Hakikate talip ol, gerçeği ara. Başkalarının fikirlerine hürmetli ol. İnatçı, iddiacı ve münakaşacı olma. Sohbet ibadettir. En etkili tebliğ sohbet adabı içinde yapılandır. Gayretli ve istikrarlı ol! Kendi dilini iyi konuş, doğru yaz! Seçtiğin iyi bir eserden her gün bir-kaç sayfayı yüksek sesle oku! Diksiyonun düzelir, konuşman ve hitabetin gelişir. Güzel şiir ve edebi parçaları ezberle, kelime hazinen zenginleşir, ifade gücün artar ve en önemlisi hafızan kuvvetlenir. Okumaya, yazmaya veya bir konuda çalışmaya başlamak için müsait bir gün yahut belli bir saat bekleme! Her gün ve her saat ve her yer çalışmanın en müsait mekânı ve zamanıdır. Hiçbir işi erteleme ve ikinci güne bırakma! Başlamak bitirmenin yarısıdır denir fakat yarım kalan iş, hiç başlanmamış demektir. Başarı gayretle ve yılmadan çalışabilenlerin hakkıdır. Yılgınlık, tembelliğin örtülü şeklidir, mazur görülemez. Önce dinlemesini öğren. Dinleyen insan şarj olur, dolar. Ayrıca unutmayalım ki; söz gümüşse, sükut altındır. İnsanın kıymeti dilinin altında veya kaleminin ucunda gizlidir. Yazılan her eser, yazıldığı dile hizmet eder. Alçak gönüllü ol. Mütevazı insan meyve ağacına benzer. Dalların yere eğilmesi meyvelerin çokluğundandır.” Temel kitabımız buyurur “Eddinun-Nasiha.” Din nasihattır. Merhum Ali Fuad Başgil hocanın nesilleri kucaklayan daha nice tecrübe ürünü veciz nasihatlerine ulaşmak isteyenler kitapçı raflarını ve kütüphaneleri dolduran kitaplarına bir kere daha el atsınlar. 17 Nisan 1967 Elimize aldığımız günlük gazetelerde Ali Fuad Başgil hocanın vefat ilanını okuduk. İstanbul baharının en güzel gününde Feneryolu’ndaki evinde fani hayata gözlerini kapamıştı. Bugün bir Ordinaryus Profösörü, bir hukuk âlimini ebediyete uğurluyorduk. Cenaze namazında safları oluşturduk ve “Er Kişi” niyetiyle tekbirler aldık. Âlimin ölümü âlemin ölümüydü. Ankara ve İstanbul Hukuk Fakülteleri’nde binlerce talebe yetiştirmişti. Bugün talebelerinin çoğu bu safların içindeydi. Bizler de Nureddin Topçu hoca, Ezel Erverdi, Yağmur Yayınevi sahibi İsmail dayı ve Muzaffer Civelekle birlikte nefes nefese yetişmiştik. Onun musallada kılınan son namazında iyi bir mü’min olduğuna şahadet edecek ve ona hakkımızı helal edecektik. Daha hayattayken onun hakkında makale yazanlar; onun için Batı kültürünün içinden gelen muhafazakâr düşünce adamı dediler. Tehditkâr ve zorba ihtilalcilere karşı yani en zor zamanda, Fikir hürriyeti, ifade özgürlüğü ve temel insan haklarının savunucusu oldu. İlmin Işığında Günün Meseleleri, Demokrasi Yolunda, Din ve Laiklik, 27 Mayıs İhtilali ve Sebepleri (Revolusyon Militer dö Türk) ve nesilleri eğiten eseri “Gençlerle Baş Başa” her dönemde başvurulan temel eserler arasına girdi. Ona Allah’tan gani rahmetler diliyoruz. Nesilleri eğiten eserlerini okuyup ders alan, feyz alan ve ibret alabilenlere selam olsun!

Bu yazı toplam 7408 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.