PİYASALAR

  • BIST 1001.5273.81%
  • ALTIN401.535-0.71%
  • DOLAR7.259-2.12%
  • EURO8.751-2.42%
  • STERLİN10.143-0.13%
  1. HABERLER

  2. TUR uçağından kitap hikayeleri
TUR uçağından kitap hikayeleri

TUR uçağından kitap hikayeleri

A+A-
Bugün sizlere devletin resmî TUR uçağından bildiriyorum.
Biliyorsunuz, bu uçağı, seyahatlerde bazen Cumhurbaşkanı, bazen Başbakan kullanıyor.
Biz bu defa, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile birlikte EİT Zirvesi'nin yapılacağı İslamabad yolundayız.
Uçağımız 5 saat 10 dakikalık yolculuk için İstanbul'dan havalandıktan sonra Erdoğan, kendisine eşlik eden bakanlarla birlikte uçağın içini dolaştı, herkesin tek tek elini sıktı.

Bizim aklımızda memleketin tantanalı gündemi, Erdoğan'ın gündeminde ise, 'sigaranın zararları' vardı.
Uçağı dolaşıp "Sigara içiyor musun?" diye sora sora yanımıza geldi.
Yakaladığı tiryakilere "Bırakacağım demeyeceksin, bıraktım diyeceksin" diye tembihte bulundu.
Sıra bizim bölüme gelene kadar arka taraflarda oturan birkaç yolcudan 'imzalı-yazılı teminat' çoktan alınmıştı bile.
TUR uçağına bindiğimizde uçak yolcularını bir sürpriz bekliyordu.
Her koltuğa, her yolcunun okuması için uzun yıllar Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı başında görev alan Ankara Milletvekili Doç. Dr.Yalçın Akdoğan'ın yeni kitabı bırakılmıştı.
'Lider-Siyasi Liderlik ve Erdoğan' başlıklı kitap hakkında, Yalçın Bey sağolsun, bir gün önce imzalayıp hediye ettiği için çoktan fikir sahibi olmuştum.
Erdoğan yanımıza geldiğinde, koltuğumun üstünde duran kitabı gösterip "Yalçın Bey, güzel bir kitap hazırlamış. Siyasetname'nin modern haline benziyor" dedim.

NTV'den Nermin Yurteri, "Sizin siyasi yaşamınızı, ideallerinizi ve siyasete bakış açınızı çok güzel özetliyor" dedi.
Kitabı satır satır okuduğunu bildiğim Cumhurbaşkanı "Öyle evet" diyerek kitaba olumlu not verdiğini göstermiş oldu.
Benim koltukta 'Şaheser' niteliği taşıyan ikinci bir kitap daha vardı.
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Sözcüsü İbrahim Kalın'ın "Ben, öteki ve ötesi" isimli çalışması.
İbrahim Bey'in, bir süre önce "Yol azığı olması temennisiyle" diyerek imzaladığı kitabı gittiğim yolculuklarda altını çize çize okuyorum.
Normalde kolay okunan kitabın yavaş ilerlemesinin sebebi, benim bu değerli eserde yazılı olup da yeni öğrendiğim her şeyi silinmemek üzere hafızama kazıma arzum.
Yalçın Akdoğan'ın kitabı İngilizce, Arapça, Rusça ve Çinceye çevriliyor.
İbrahim Kalın'a ait eser de şimdilik Çince ve Arnavutçaya tercüme ediliyor.
İşin "Çin" kısmının bir de hikayesi var.
Kalın'ın "Ben, öteki ve ötesi" isimli eseri, içinde Çin tarihi ile ilgili kısımlar dikkat çekici bulunduğu için Çin Başbakan Yardımcısı tarafından yakın takibe alınmış.
Sonunda Çin yönetiminin talimatıyla kitabın Çinceye çevirisi başlatılmış.
Bu haberi öğrenen Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, Sözcüsü Kalın'ı görünce espriyi patlatmış.

"Artık köşeyi dönersin" demiş.

(Kabaca bir hesapla her bin Çinliden bir kişi bu kitabı alsa, bir milyon satış yapılmış oluyor)
El Cezire televizyonu da, Kalın'ın kitabı üzerinden bir televizyon belgeseli yapma karar almış.
Erdoğan ile ilgili kitap çalışmaları son dönemde yurtdışında da artmış durumda.
Ancak, onlar çoğunlukla bilenerek, düşmanlık duygularıyla kaleme alınmış-alınmakta olan kitaplar.
SETA Genel Koordinatörü Burhanettin Duran Hoca'dan öğrendiğime göre, öteden beri ezbere-hastalıklı Erdoğan düşmanlığı yapan Steven Cook, David Philips gibi isimler şimdilerde kara propaganda niteliğinde kitaplar yazıyorlarmış.
Buna karşı Erdoğan'ı içeriden anlatan kitapların yayına girmesi büyük önem taşıyor.
NOT- Son yıllarda yıldızı parlayan kurumlar arasında Anadolu Ajansı'nın özel bir yeri var.
Ajans, Şenol Kazancı yönetiminde Türkiye'nin uluslararası markalarından biri olma özelliğini sürdürdü.
Değişik dillerde habercilik yapmaya başlayan kurum, önümüzdeki günlerde İspanyolca yayına başlayacak.
Bunları niye yazıyorum.

Doğrusu, önüme gelen 2016 yıllığını inceledikten sonra etkilenip birkaç cümle etmek geldi içimden.
Türkiye'nin, yakın tarihinin en zor yıllarından biri oldu 2016.
Yıllıkta beni en fazla etkileyen fotoğraf ise, İdlib'e yapılan bombardıman sonrası gözünü kaybetmek üzere olan baba için, 7,8 yaşlarındaki kızının "ben gözlerimi babama vermek istiyorum" dediğini anlatan fotoğraf oldu.
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.