PİYASALAR

  • BIST 1002.372-0.89%
  • ALTIN942.1170.03%
  • DOLAR15.869-0.12%
  • EURO16.759-0.02%
  • STERLİN19.875-0.21%
  1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. FETÖ’NUN YAMAN DEDESİNİN KIZI SEZEN AKSU; NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?
FETÖ’NUN YAMAN DEDESİNİN KIZI SEZEN AKSU; NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?

FETÖ’NUN YAMAN DEDESİNİN KIZI SEZEN AKSU; NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?

Eğitim-Bir-Sen Konya 2 nolu Şube Başkanı Şenol Metin Sezen Aksu ve Sedef Akbaş'a tepki gösterdi. Metin açıklamasında "Sezen Aksu, bu toprakların sesi değildir, duyduğunuz ses de Anadolu’ya ait değildir. Olsa olsa Pensilvanya’da mukim teröristin ‘otorite’ gördüğü topraklardan olabilir. Fetullain Gülen’in ‘Yaman Dede’si Sami Yıldırım’ın sesi olabilir" dedi.

A+A-

ŞENOL METİN AÇIKLAMASINDA ŞU İFADELERE YER VERDİ;

Bir ay kadar önce dinin kutsallarına hakaret ve iftira ile başlayan bir sürece start verildi. 9 Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Cıhat Kısa’nın Hz. Meryem için fahişe iftirasında bulunacak kadar aşağılaşması ve İsa (as) için yaptığı iftiralar kamuoyunda büyük tepkiye neden oldu. Ancak istenen düzeyde etki üretmediği değerlendirilmiş olacak ki strateji değiştirildi, yeni bir oyun kurgulandı.

Sanatçılar üzerinden fay hatları hareketlendirilmeye çalışılıyor.

Önce sözde sanatçı Sezen Aksu’nun 2017’de yazdığı bir şarkının sözlerini ‘durduk yerde, bayram değil seyran değilken’ iki hafta önce sosyal medya hesabından paylaşması ile yeni stratejinin ilk operasyonu yapıldı. Hz. Adem ve Havva annemiz için ağır hakaretler içeren şarkının sözlerinin paylaşılması ile kamuoyunda infial oluşturuldu. Cumhurbaşkanımız ve Diyanet-Sen’in tepkileri sonrasında ortamı germe görevini İstanbul Belediye Başkanlığından Cumhurbaşkanlığına zıplamanın hesaplarını yapan Ekrem İmamoğlu üstlendi.  "Binmişiz bir alamete. Gidiyoruz kıyamete. Selam söyleyin o cahil Havva ile Adem'e..." sözlerini bir sanatçının iç sesi olarak gördüğünü söyleyerek Ekrem İmamoğlu, bu milletin değerlerinden ne kadar uzak olduğunu deşifre etti. Bu haris kimliğe, ittifak hesapları içinde destek olan muhafazakar, mütedeyyin kadrolar herhalde bu deşifreden sonra gerçekle yüzleşmişlerdir.

İkinci destek ittifakın içinde mi dışında mı olduğu belli olmayan ama her kritik saflaşmada ittifak ile birlikte olan HDP’nin mutedeyyin görünümlü aktöründen geldi. Huda Kaya’nın muhatabı ise Diyanet İşleri Başkanlığı oldu. ‘Dinin temsilcisi değilsiniz.’ diyerek sayın milletvekili Kandil’in zerdüşt dininin temsilcisi olduğunu afişe etti.

Üçüncü destek İttifakın sağ kanadı İYİ Parti’den geldi. Partinin Genel Başkan Yardımcısı, Prof. Bahadır Erdem  “Sezen Aksu bu toprakların sesidir. Sezen Aksu bu coğrafyanın vicdanıdır.’ sözleri ile desteğin boyutunu farklı bir çerçeveye taşıdı.

İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Bey;

Sezen Aksu, bu toprakların sesi değildir, duyduğunuz ses de Anadolu’ya ait değildir. Olsa olsa Pensilvanya’da mukim teröristin ‘otorite’ gördüğü topraklardan olabilir. Fetullain Gülen’in ‘Yaman Dede’si Sami Yıldırım’ın sesi olabilir.

Bir hatırlatma;

1982’de FETÖ'nun MOSSAD, CIA’nin üssü haline gelen dünyanın her noktasına yayılan okullarının ilki İzmir'de ‘Yamanlar Koleji’ adı ile açılmıştı.  Düşünün, 12 Eylül darbesinin üzerinden henüz 2 yıl geçmiş, sözde Atatürkçü darbeciler hakkında yakalama kararı çıkardıkları FETÖ elebaşına okul açtırıyor!

Okulun kurucusu  FETÖ'cü hainlerin sonradan 'Yaman Dede' lakabını taktıkları Sami Yıldırım, İzmir’in eski Milli Eğitim Müdürüdür ve  FETÖ elebaşının 'Aziz dostum diye taltif ettiği bir kimliktir. Minik Serçemiz Sezen Aksu’nun da babasıdır.

İlişkiler ne kadar grift değil mi!...

''Türkiye ancak fikir ve ifade özgürlüğü zemininde yükselebilir. Sanatçılarımız da sanatlarını icra ederken özgür olmalıdır. Şarkı sözlerini çarpıtan zihniyet bu ülkeye sadece kötülük yapmaktadır. #SezenAksu’nun hedef alınması kabul edilemez.'' DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan yaptığı açıklama ile Sezen Aksu’nun milletin sinir uçlarına yaptığı operasyonu fikir özgürlüğü, sanatçının özgürlüğü çerçevesinde gördüğünü ifade ederek, Peygamberimize hakaret eden karikatürleri yayınlayan Charlie Hebdo dergisine destek veren Danimarkalı siyasetçiler kadar liberal bir çizgide olduklarını ispat etmiş oldu.

Sezen Aksu’ya destek yalnızca siyasetten gelmedi. Sanat cemaatinin demokratik kimliği ile bütün eylemlerinde ön planda olan Müjde Ar, destek açıklamasında bulunan ilk sanatçı (!) oldu. Gerçi 12 Eylül darbecisi Kenan Evren’in darbecilikten sonra ikinci meslek olarak benimsediği ressamlığına ‘nu modellik’ teklifinde bulunacak kadar da sanatçı olan Müjde Ar’ın Sezen Aksu’ya desteğini anlamakta zorlanmadık. Ancak Kenan Evren’e desteğindeki demokratik çelişkileri hala çözemesek de stratejinin üçüncü hamlesi Sedef Kabaş’tan geldi.  Hani  ‘yalanı gerçeğe dönüştüren’ algı mühendisi ve Beyaz Türklerin  TEDx eğitimcisi Sedef Kabaş…

Sedef Kabaş’ın Cumhurbaşkanımıza yaptığı hakaret ile oyun deşifre oldu. Algı mühendisi Sedef Kabaş, alanındaki uzmanlığını gözaltına alınışı sırasında ıspatladı. Polis aracından inerken elleri önde ve serbest olan Sedef Kabaş, son anda rolünü hatırlayarak ters kelepçe yapılmış gibi göstermek için ellerini arkaya bağladı. Tabi uluslararası ajanslara ellerin arkada olduğu kelepçeli gibi gösterildiği görüntüler servis edildi. Ne diyordu yalan uzmanı Sedef Kabaş TEDx Konuşmasında;

‘Kitleleri yönlendirmek ve etkilemek istiyorsanız ortaya kocaman bir yalan atın, ama çok büyük bir yalan olsun. İkinci kriter çok basit bir yalan olsun. Sonrasında da bu basit ve çok büyük yalanı sürekli tekrar et. Ardından kitlelerin o yalanı nasıl gerçekmiş gibi kucakladığını otur seyret...’

Evet strateji deşifre oldu;

Davos ‘one minute’ had bildirmesinden beri İsrail’in Cumhurbaşkanımızdan rövanşı almak için fırsat kolluyordu. Mossad’ın çizdiği stratejiyi FETÖ, Dünya’ya ‘CIHADİST ERDOĞAN’ imajı oluşturmak, Suriye üzerinden El-Kaide ile irtibatlı Türkiye görüntüsü oluşturmak  için yoğun bir 5.Kol faaliyeti içinde idi.  Küçük bir medya arşiv taramasında Today’s Zaman’da bu imajlaştırmanın, algı mühendisliğinin defaatle yapıldığı görülecektir. Son zamanlarda Taliban üzerinden de bir algı üretilmeye çalışılıyor ama çok da inandırıcı olamıyorlar.

Şimdi ise sanatçılar (!) üzerinden toplumun kutsallarına hakaret edilerek fay hatları hareketlendirilmeye çalışılıyor. Devlet tedbir aldığında ‘Diktatör Erdoğan, Sanatçı Düşmanı Erdoğan’ algısını dünyaya servis edecekler. Tedbir almadığında ise  ‘Yönetemeyen Erdoğan’ algısı üretecekler.

Ne yapmalı?

Devlet gereğini yapar da…

‘Bizim muhafazakar, mütedeyyin kadrolar ne yapar?’ onu bilmiyorum.

Aman dikkat!

2023’e yaklaştıkça mütedeyyin muhafazakar kimliği belirgin kişilere yönelik saldırılar olabilir. Özellikle 28 Şubattaki Fadime Şahin tarzı medyatik operasyonlar…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.