1. HABERLER

  2. GENEL

  3. Bu çağda “nafaka hapsi” ilkelliği
Bu çağda “nafaka hapsi” ilkelliği

Bu çağda “nafaka hapsi” ilkelliği

Boşanmış insanlar ve Aile Platformu Kurucusu İlknur Birsel, “Nafaka hapsi gibi bir ilkelliğe son verilmesini ve yılar süren boşanma dava süreçlerinin kısaltılmasını istiyoruz. Bu yasanın mağdurları genelde memur, asker, polis gibi adresleri ,işleri belli olan insanlar olup ömür boyu her ay maaşlarını eksik almaya mecbur bırakılmaktadırlar.” dedi.

A+A-

Boşanma gibi zorlu bir süreçte hiç kuşkusuz insanları en çok geren nafaka konusudur. Bu konuya dikkat çeken Boşanmış insanlar ve Aile Platformu Kurucusu İlknur Birsel şu açıklamaları yaptı:

4721 Sayılı TMK nın 175. maddesi olan  SÜRESİZ NAFAKA'nın süreli olması yönünde Adalet Bakanımız Sayın Abdülhamit Gül'ün açıklamaları yılların mağdurlarına, şu an boşanma davası devam eden tüm mağdurlara umut ışığı olmuştur. Ancak açıklamada 5 yılın üzerinde süren evliliklerde 5-10 yıl tartışılıyor denmesi ile mağdurların dikkati 10 yıla yoğunlaşmış, Çekişmeli boşanma sürecinin en az üç yıl bazen de on yıl sürmesi ve bu süreçte sürekli ödenen tedbir nafakası nedeniyle nafaka süresinin maksimum 5 yıl sürmesi konusunda Platformumuzda görüş birliğine varılmıştır. 


Bizler BOŞANMIŞ İNSANLAR VE AİLE PLATFORMU olarak ne kadın ne erkek mağdur olsun. adil denge olsun , boşanan taraflar arasında ömür boyu husumet olmasın diyen, söz konusu  yasalarda adil bir düzen  sağlanması için biraraya gelmiş insanlar topluluğuyuz.2014 yılında kurulmuş Platformumuzda binlerce mağdur bulunmakta olup, 2016 yılında Aile Bütünlüğü komisyonuna davet edilmemizle başlayan farkındalık çalışmalarımız yaptığımız görüşmeler neticesinde Hukukçular Derneği, Hukukun Üstünlüğü Platformu ve uzlaşmacı yapımızla KADEM gibi STK'ların da desteğini alarak an be an devam etmektedir. 


Ayrıca Kamu Denetleme Kurulu, Adalet Bakanlığı Mağdur Hakları Daire Başkanlığı da konuya duyarlılık göstermiştir. Bizler hele ki çocuk varsa çocuklar asla  kullanılmasın diyoruz. Çocuğun psikolojisini bozmaya onun tertemiz ruhunda ömür boyu kalıcı onarılması mümkün olmayan yaralar açmaya kimsenin hakkı yoktur. Boşandıktan sonra birbirlerine olan nefretin bedeli o sabiye ödetilmemelidir. Ne yazık ki Türkiye de yasalar 1988 den başlayarak erkek cinsiyetini yok sayarak konulmuştur ve yasa mağduru erkek sayısı 30 yıl boyunca milyonları aşmıştır.Kadın  isterse ve kötü niyetliyse bu yasaları istediği gibi kullanmakta  ve suistimal etmektedir. Mücadelemiz bu yasaların adil bir dengeye getirilmesi yönündedir.

Amacımız tarafların birbiri ile ömür boyu husumet içimde yaşamaması, defalarca tekrarlanan nafaka hapsi cezaları yüzünden vuku bulan şiddet, cinayet vakalarının son bulması ve en önemli hedefimiz çökmekte olan aile  yapımızın korunmasıdır  Bir  tarafı korumak adı altında diğer tarafa istediği gibi kullanacağı,suistimallere son derece açık aşırı haklar verilmesi yanlıştır. Bizler yıllardır bunu anlatmaya çalışıyoruz. 


1988 Yılından günümüze kadar uygulanmakta olan, kadının güçlenmesini ,çalışmasını engelleyen, kayıtsız çalışma, nikahsız yaşama nedeni olurken aynı şekilde erkeği evlilikten soğutan, iş hayatında gelişmesini engelleyen, yeniden evlilik yapanların eşlerini, çocuklarını mağdur eden, ömür boyu olması nedeniyle insanın tüm yaşamına  İPOTEK konulmasına neden olarak taraflar arasında ömür boyu husumete neden olan ,hapis cezalarıyla birlikte  30 yıldır milyonlarca insana zulmü yaşatan 4721 sayılı TMK nın 175. Maddesi olan SÜRESİZ YOKSULLUK NAFAKASI'nın SÜRELİ olması ile ilgili ADALET BAKANLIĞI tarafından belli kriterlere göre hazırlanan yasa taslağının tamamlanarak bir an önce  önce Aile kavramınızı çökerten bu yasaya dur denmesini  ve SÜRELİ NAFAKA yasanın  acil olarak talep ediyoruz. 

NAFAKA HAPSİ gibi bir ilkelliğe son verilmesini ve yılar süren boşanma dava süreçlerinin kısaltılmasını  istiyoruz. 
Bu yasanın mağdurları genelde memur, asker, polis gibi adresleri ,işleri belli olan insanlar olup ömür boyu her ay  maaşlarını eksik almaya mecbur bırakılmaktadırlar. Bunların yanısıra işsiz ya da asgari ücretle çalışan, aile geçindiren travma geçiren mağdurlar vardır.beş on günlük ya da bir kaç ay süren evlilikler sonucu bu kişiler ortak çocukları olmasa dahi  ömür boyu köle  edilmekte, ömrünü borç batağında geçirmek zorunda bırakılmaktadırlar. 10 günlük çocuksuz biten evlilik sonucu 29 yıldır nafaka ödeyen ve tarafına her yıl nafaka arttırma davası açılan mağdur ve bu mağdurİyeti uzun yıllar yaşayan mağdurlar vardır. Bu yasayı koyan ve yıllarca uygulanmasına göz yumanların bu insanlara özür borcu vardır.

Bu arada Boşanma Davaları yıllar boyu  sürmektedir  ve bu kadınlara yıllar boyu tedbir nafakası ödemek zorunda bırakılan bu insanlar bu da yetmezmiş gibi dava sonunda eşit kusurlu dahi olsa ömür boyu nafaka mahkumu yapılmaktadırlar. 


SÜRESİZ NAFAKA ile birlikte yıllar boyu yaşamak zorunda bırakılan İnsanların ruh sağlığının düzgün olması beklenemez. Bu insanlar sürekli borçlandırılarak haksızlığa uğramışlık sendromu içinde adalete,devletine güvenini kaybetmekte hatta çoğu ülkeyi terk etmeyi düşünmektedirler.
Bu insanlar Nafaka Kaldırılsın demiyorlar. Evliliklerin kısa-uzun süreli,çocuklu-çocuksuz gruplandırılarak Sadece hakkaniyetli süre sınırlı nafaka yasası istiyorlar.Adil denge istiyorlar sadece. Bu yasanın dolaylı mağdurları da ikinci eşler, anneler kız kardeşlerin de kadın olduğu unutulmamalıdır.

 Taleplerimizi yetkili makamlara ilettik.

1-Nafakaya süre sınırı mutlaka getirilmelidir. ömür boyu borç olamaz.Ömür boyu borç ömür boyu devam eden husumet demektir.
 Dava açılma tarihi baz alınmak üzere Çocuksuz Boşanmalara üst sınır maksimum süre 1 yıl,  çocuklu boşanmalarda ise 5 yılla sınırlandırılmalı ,süre bitiminde kadının gerçekten mağduriyet yaşadığı tespit edilirse devlet tarafından sosyal  yardım fonundan ödenmelidir. Sosyal Devlet olmanın gereği de budur. Ayrıca altsoy, üstsoydan Yardım nafakası devreye girmelidir. Nafaka hapsi kaldırılmalıdır. 
Neden dava açılma tarihinden itibaren dedik.Çünkü 10 yıldır boşanamayan, 10 yıl boyunca tedbir nafakası ödeyen mağdurlarımız vardır.
2- Çocuk icrası kaldırılmalıdır. Çocuk mal değildir.Haczedilemez.Çocuk teslim merkezleri acilen oluşturulmalıdır.

3- Ortak Velayet yasası acil çıkarılmalıdır. Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromu EYS psikolojik hastalık olarak kabul görmeli ve tedavisi için başta yasa düzenlenmeleri olmak üzere tedavi yöntemleri ortaya konulmalıdır. 

4- 6284 no lu yasadaki sözlü beyan esastır maddesi değiştirilerek, kanıtlı beyan esas alınır olmalıdır.

5- Yıllarca süren boşanma davaları taraflar ve tarafların aileleri arasındaki husumeti arttırmakta olup 3 yıllık bekleme süresi 1 yıla indirilmeli ve 1 yıl sonunda yeniden temyiz yolu kapatılmalıdır.

Yenikapı Haber / ÖZEL

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
61 Yorum