PİYASALAR

  • BIST 1001.443-0.76%
  • ALTIN511.1780.61%
  • DOLAR8.5481.76%
  • EURO10.3641.78%
  • STERLİN12.0490.86%
  1. HABERLER

  2. Yaşatmak için...
Yaşatmak için...

Yaşatmak için...

A+A-
Perşembe günü Ankara'da çok önemli iki toplantı vardı, doğrudan görünür siyasetle ilgili olmayan ama hayatın akışına etki etme gücü olan.

Bir kadın düşünün... Bir gece vakti eviyle birlikte dünyası başına yıkılmış olsun... Az önce öpe koklaya uyuttuğu yavrusunun ölü bedenini kendi elleriyle çıkarmış olsun o enkazdan. Akrabalarının, komşularının ölümünü gördüğünü, ülkesinin cehenneme döndüğünü, dünyanın bu katliamı sessizlikle onayladığını ve geride kalanların sığınacak yer bulamadığını...

İşte o noktada açıldı Türkiye'nin kapıları. Ensar oldu, yara sardı, ekmeğini bölüştü insanımız. Elbet zordu, fiziken-ruhen yaralanmış üç milyon insanı ağırlamak. Ama bir gün bile yüz buruşturulmadı.

Bilakis insan hakları, özgürlük, eşitlik, adalet gibi idealler konusundaki ikiyüzlülüğünden zerre miskal utanmayan Batılı ülkelere, uluslararası kurumlara bıkıp usanmadan insanlığı hatırlattı.

AFADve Kızılay gibi yüz akı devlet kurumlarının organizasyon becerisi ve İHH, Deniz Feneri, Can Suyu, Yeryüzü Doktorları gibi "iyilik" üzere örgütlenmiş sivil vicdanların eli, emeği, parası, duasıyla kaldırıldı bu "insani yük". 

KADEM'in de eli, gözü, yüreği kuruluşundan beri Suriyeli kadınların üzerinde. Uluslararası sempozyumlardan, sahada yürütülen projelerden sonra bir yıldır üzerinde çalışılan "Kadınlar Göç Yolunda" projesi de epey yol aldı ve Suriyelilerin ekonomik-sosyal uyumu için AFAD ile karşılıklı imzalar atıldı.

Buna göre sığınmacılara yönelik öncelikle bir envanter çalışması yapılacak ve nitelikleri ölçülecek. Arkasından bir mesleği, becerisi, yeteneği olanlar doğru yerde istihdam edilirken kadın ve çocuklara rehabilitasyon hizmetleri, girişimcilik ve dil eğitimi verilecek.

Beş yıldır ülkemizde olanlar var neticede. Savaştan gelmiş bir insanın bir konteynırda ya da bir bez çadırda, kuru bir kilim üzerinde beş yıldır oturduğunu düşünün.Barınma ve beslenme, ihtiyaçların ilk evresi. Eğitim ve rehabilitasyon işin önemli bir safhası. Ama daha fazla sayıda Suriyelinin daha verimli bir düzlemde üretmesini ve hayata karışmasını sağlamak da gerek.

KADEM Başkanı Sare Yılmaz'ın dikkat çektiği nokta bu açıdan çok önemli. Geç kalmamak gerek. Onlara biz vaktinde ulaşamazsak -Allah korusun- suç örgütleri, terör örgütleri ulaşacak. KADEM Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan Bayraktar'ın dediği gibi; savaştan gelmiş, dünyası yıkılmış ama belirsiz bir geleceğin eşiğinde hayata tutunmaya çalışan kadınlar ve çocuklar bunlar. Bize düşen elbette ellerinden tutmak ve yaşamı yeniden başlatmaktır.

Medya ve terör

Hukuki, ahlaki, vicdani boyutlarıyla yaşamsal bir konu olan diğer konu ise medya-terör ilişkisi. İhmal edilmesi, savsaklanması, gerekli şuurun geliştirilmemesi halinde ölümcül çünkü!

Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED)ve Keçiören Belediyesi'nin ortaklaşa düzenlediği "Medya ve Terör" sempozyumu Ankara'da yapıldı ve medyada haber konusu da oldu ama etkinliğin bazı yayın organlarında yansıtılışı bile olayla haber, gerçekle kurgu, olguyla algı arasında bir türü düzelmeyen çarpıklığın boyutlarını göstermesi bakımından incelenmeyi hak edecek cinstendi.

Değerli meslektaşlarım Saadet Oruç, Melik Yiğitel, Ercan Gürses, Fatih Atikve Batuhan Yaşar'la birlikte benim de konuşmacı olduğum sempozyumun açılışını Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş yaptı. Kurtulmuş, meseleyi tüm katmanlarıyla ele alan sağlam bir konuşma da yaptı ama bazı gazete ve internet sitelerine bakarsanız Başbakan Yardımcısı medyayı açıkça tehdit etmiş, bazılarına göre ise sığ bir söylemle meydan okumuştu.

Ortada bir terör saldırısının, ölen yaralanan insanların olmadığı, terörün sadece kavramsal düzlemde ele alındığı bir toplantıda bile, "terör örgütlerinin amaçlarına hizmet etmeden ve kamu yararı gözeterek doğru habercilik nasıl yapılmalı" sorusunu es geçip üstüne bir de düşük seviyeli bir "devlet-iktidar-toplum düşmanlığı" üretmek Türkiye'deki medyanın hali pür melalini göstermesi bakımından hayli öğretici aslında.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.