PİYASALAR

  • BIST 1009789.981%
  • ALTIN2476.429-0.79%
  • DOLAR32.5880.27%
  • EURO34.716-0.17%
  • STERLİN40.243-0.1%
  1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Bedir Camus, Esed'in boşluğunu dolduracak koalisyonu açıkladı
Bedir Camus, Esed'in boşluğunu dolduracak koalisyonu açıkladı

Bedir Camus, Esed'in boşluğunu dolduracak koalisyonu açıkladı

Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Siyasi Kurulu Üyesi Dr. Bedir Camus, "Devrimin 9. Yılında Suriye-Türkiye ilişkileri nereye?" adlı yazısında Suriye'deki gelişmeleri kaleme alarak, Türkiye'nin rolüne dikkat çekti. Camus, SMDK'nın Esed'in boşluğunu rahatlıkla doldurabileceğini belirterek, "Suriye halkının meşru temsilcisi olan SMDK ve onun icra kurumu SGH, sorumluluk yüklenmeye hazırdır" dedi.

A+A-

Bedir Camus'un yazısı şu şekilde;

"Vatanın yine vatandan başka bir alternatifi yoktur. Dünya çapında on milyondan fazla Suriyeli dünyanın çeşitli yerlerinde ülkelerine dönmek için uygun koşulların oluşmasını bekliyor. Biz, diktatör rejimin ve rejim destekçilerinin Suriye halkına karşı uyguladığı zorbalığa ve şiddet eylemlerine karşı koyarak bu uygun koşulların oluşmasını sağlamaya çalışıyoruz.

"SURİYE HALKININ GÜCÜNÜ GÖSTERİYOR"

Suriyeli muhalif ve devrimci güçler, müzakerelerin çeşitli seviyelerinde bir siyasi mücadele vermektedir. Bununla birlikte Esed rejimine baskı kuracak uluslararası bir tavır oluşturmaya çalışarak, uluslararası topluma rejimin işlediği savaş suçlarına karşı sorumluluklarını ve uluslararası kararların uygulanması gerektiğini hatırlatmaya çalışmaktadır. Öte yandan muhalefet, gerçekte sahaya dayanmakta ve Suriye Geçici Hükümeti (SGH) ile temsil edilen icra kurumları aracılığıyla Suriyelilerin nezdinde imkanlarını ve gücünü göstermek için uğraşmaktadır.

"SMDK ESED'İN BOŞLUĞUNU DOLDURACAKTIR"

Devrimci güçlerin siyasi mücadelesinde başarı kazanması, kurumsal bir yapı olarak hem kendi iç işlerinde hem de yönetmeye çalıştığı bölgenin yönetiminde başarı kazanmasına bağlıdır. Bu bölgede sorumluluklarını doğrudan ve güçlü olarak üstlenmelidir. Bu da SMDK’ya uluslararası toplum nezdinde Esed rejiminin devrilmesi halinde rejimin bıraktığı boşluğu doldurabilecek bir yapı olduğu yönünde inandırıcılık sağlayacaktır. Ayrıca, uluslararası toplumu devrimci kurumların 2254 sayılı uluslararası kanunda ön görülen siyasi süreci yönetebileceğine ikna edecektir.

Pratikte ise başarı, özgürleştirilmiş bölgelerdeki idari, güvenlik ve ekonomik sorumlulukları bir araya getirerek, SGH’nin yönetimine vermeyi ve dünyanın başka ülkelerinde olduğu gibi bütün bunları tek başlık altında düşünmeyi gerektirmektedir.

"SMDK VE SGH SORUMLULUĞU ALMAYA HAZIRDIR"

Hiçbir yönetim ya da sorumlu mercii, fiili bir otorite olmadan ve kaynaklar üzerinde gerçek bir kontrol sağlamadığı müddetçe sorumluluklarını yerine getiremez. Bu durum, başta hesap sorma ve sorumluluk alanlarında olmak üzere çeşitli alanlarda gereklidir. Bu Suriye halkının da doğal ve yasal hakkıdır. Suriye halkının meşru temsilcisi olan SMDK ve icra kurumu Suriye Geçici Hükümeti (SGH) sorumluluk yüklenmeye hazırdır.

Bu bağlamda Suriye halkının haklarını ve hedeflerini destekleyen tüm ülkelere sorumluluk düşmektedir. Nihayetinde bu hem Suriye halkının hem de onun özgürlük ve demokrasi hakkını destekleyen bütün tarafların çıkarlarına olacaktır. Elbette her konuda uzlaşamayız ancak en azından temel ilkeler ve nihai hedefler konusunda uzlaşmış durumdayız.

Doğrusuyla yanlışıyla, geçen yıllar boyunca biriktirdiğimiz tecrübeler, kendi sorumluluğunu kendi üstlenebilecek devrimci ve siyasi liderler yetişmesine katkı sağladı. Yaşanan gelişmeler, özgürleştirilmiş bölgelerin ihtiyacına güçleri nispetince cevap verecek ve yıkılmasından sonra rejimin bırakacağı boşluğu doldurabilecek yeni bir nesli ortaya çıkarmıştır.

"HERKESİN YÜRÜYÜŞÜMÜZE DESTEK VERMESİ GEREK"

Yapmaya çalıştığımız şey; toplum nezdinde başarılı bir fiili alternatif oluşturarak Suriye’nin geleceği için gerçek ve fiili bir model ortaya koymaktır. Bu modelin Suriye halkının kendi kendini yönetebilme gücünü ve artık Suriye’de bu iş için yeterli personeller ve siyasi liderler olduğunu ortaya koymaktır. Bu noktada tüm tarafların yürüyüşümüze destek vermesini umuyoruz.

Bu yürüyüş için gerekli azme sahibiz. Bu noktaya ulaşmak için gerekli tasavvur ve planları yapıyoruz. Boşa zaman geçirmenin yararımıza olmadığını bilmekle birlikte, sözünü ettiğimiz bu geçişin ödenecek bütün siyasi bedellerle birlikte bir dönüm noktası olduğunun farkındayız. Bu geçiş, zamanı gelmiş bir doğuma benzemektedir ve gecikmesi her iki taraf içinde tehlikeler barındırmaktadır.

"BİRÇOK ÜLKE MUHALEFETİ ZAYIFLATMAYA KALKIŞTI"

Maalesef birçok ülke özellikle Cenevre müzakerelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, muhalefeti zayıflatmaya ve meşruiyetine zarar vermeye çalıştı. Ardından Muhalefeti bölmek ve devrimci güçlerin birliğini dağıtarak, rejimi yeniden ayağa kaldırmaya yönelik platformlar oluşturmaya başladı. Uluslararası toplum rejime siyasi bir çözüm dayatma konusunda ciddiyse, muhalefeti güçlendirmek ve onun siyasi ve yasal meşruiyetini pekiştirmek için çalışmalar yapmalıdır. Zira muhalefetin meşruiyeti arttıkça rejimin meşruiyeti azalacaktır.

Muhalefetin meşruiyetini artırmak için ona özgürleştirilmiş bölgeleri yönetme imkanı verilmeli ve desteklenmelidir. Bu, Arap Birliği tarafından alınan kararla Marekeş konferansında 130 ülke tarafından Suriye’nin meşru temsilcisi olarak tanınan SMDK’nın gerçek bir otoriteye ve özgürleştirilmiş bölgelerde merkezi bir idareye sahip olması için gereklidir.

Suriyelilerin adresinin tek olması için çalışmak, askeri ve siyasi güçlerin bir araya geldiği yeni bir oluşum aramak değildir. Esasında çatışan ajandalar sorununun çözülmesi ve insani yardım, hizmet, siyaset, güvenlik ve askeri alanlarda Suriye’ye müdahil olan taraflar ile bunların sebep olduğu yeniden gözden geçirilmesi gereken çıkmazların halledilmesi arayışıdır. Bu da, bütün bu meselelerin herkes tarafından bilinen başat bir mesele kapsamında değerlendirilmesini gerektiriyor. Bunun manası söz konusu meselelerin her biriyle ilgili iletişim ve ilişkilerin resmi tasnife bağlanmasıdır.

Suriye’nin geleceğine örneklik teşkil eden ve mültecilerin ülkelerine güvenli bir şekilde dönüşü için cazip olacak bir güvenli bölge inşa etmek istiyoruz. Bu bölgede mülteciler, kendilerinin ve ailelerinin güvenliğinden emin olacaktır. Devrim kurumlarının (SMDK ve SGH) Suriye meselesine yaklaşımda tek adres olması için çabalıyoruz. Sözünü ettiğimiz hedefe ulaşmak için Türkiye ve diğer ülkelerdeki kardeşlerimizden alacağımız her destek memnuniyet verici olacaktır.

TÜRKİYE'NİN DESTEĞİNE ÖZEL VURGU

Türkiye, geçen yıllar boyunca gerek askeri ve siyasi alanda, gerekse insani yardım, eğitim ve sağlık alanlarında Suriye devrimine doğrudan destek vermiştir. Bu destek kararlı ve belirleyici bir destekti. Türkiye’nin bu desteği vermekteki amacı Suriyelilerin kendi ayakları üzerinde durmalarını ve kurumlarını güçlendirmelerini sağlamaktı. Bu noktada, Suriye’yi güçlendirmek için projemizin tamamlanmasına destek verilmesi yönünde bir başka adıma ihtiyaç duyuyoruz. Projemiz, devrim kurumlarına bütün sorumluluğunu üstlenme imkanı sağlamak ve SMDK kurumlarının işleyişini gerçekleştirmektir. Sonuçta bu destek, alternatif oluşturulmasına katkı sağlayacak, davamıza ve hedefimize ulaşmamıza hizmet edecektir. Dolayısıyla bizi bütün tarafların haklarını garanti altına alma yolunda bir ortaklık kurulmasına yarayacaktır.

Suriye’ye meselesinin idaresine ilişkin bütün süreçlerin kontrol altına alınmasının zamanı geldi. Özellikle Türkiye ve Suriye açısından SGH ve onun arkasında duran SMDK’nın Suriye meselesinde tek adres olması gerekli. Bahsettiğimiz Suriye’nin tek adresinin de Türkiye’de tek bir karşılığı olacaktır: Türkiye hükümeti.

Suriye’de çalışma mekanizmalarının kontrol altına alınması zorunludur ve bu büyük başarıların önünü açacaktır. SMDK olarak, son zamanlarda Ankara’daki yetkililerle yeni bir görüşme trafiğine başladık. Bu kapsamda çeşitli ziyaretler gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönemde Suriye’de çalışmalar gerçekleştiren ve S başka kurumlar ve taraflarla da bir araya geleceğiz. Esed rejimine ve uluslararası aldatan örgütlerin alternatifini oluşturacak projemizin başarısı için Türklerden ve Suriyelilerden oluşan bir çalışma ekibi kurmak da hedeflerimiz arasında olacaktır."

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.