PİYASALAR

  • BIST 1001.4080%
  • ALTIN461.091.39%
  • DOLAR8.0630.29%
  • EURO9.6590.4%
  • STERLİN11.1711.07%
  1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. ŞEKERCİ: EĞİTİMİN ÖN ŞARTI ÖĞRETMENE İTİMATTIR
ŞEKERCİ: EĞİTİMİN ÖN ŞARTI ÖĞRETMENE İTİMATTIR

ŞEKERCİ: EĞİTİMİN ÖN ŞARTI ÖĞRETMENE İTİMATTIR

EBS İstanbul 6 nolu şube başkanı İdris Şekerci yaptığı açıklamada "Uzaktan eğitimin yakından hissedilen bir çile olduğunu anlamaya başlayanlar, öğretmenlerin hakkını itirafa başladılar. Bu, her ne kadar başlangıç için iyi olsa da eğitimin temel enstrümanlarından biri olan “ölçme ve değerlendirme” meselesi gündeme geldiğinde öğretmenler denklem dışında tutuldu ne hikmetse" dedi.

A+A-

İşte İdris Şekerci'nin açıklamaları...

EĞİTİMİN ÖN ŞARTI ÖĞRETMENE İTİMATTIR

Geçen yıl bu vakitlerdi sanıyorum covid ile başlayan kısıtlı günler. Eğitim öğretime ara verilerek çevrimiçi yöntemleri de deneme yanılma metoduyla anlatmaya çalıştığımız günlerin üzerinden neredeyse bir yıl geçti. “Dışarıdan gazel okuyan” bir çok insanın “öğretmenler yatarak para kazanıyor” yaftaları ile de baş etmeye çalıştığımız günlerdi o vakitler. Lakin anlamadan/bilmeden konuşanların da, bile isteye öğretmenlerin itibarını kastedenlerin de yüzlerinin kızarması pek uzun sürmemişti.

Gün boyu- bırakın eğitimleri ile ilgilenmeyi- çocukları ile baş etmenin zorluğunu görünce öğretmenlerin kıymetini anlamaya başladı erken konuşan ne kadar bilmiş varsa.

Uzaktan eğitimin yakından hissedilen bir çile olduğunu anlamaya başlayanlar, öğretmenlerin hakkını itirafa başladılar. Bu, her ne kadar başlangıç için iyi olsa da eğitimin temel enstrümanlarından biri olan “ölçme ve değerlendirme” meselesi gündeme geldiğinde öğretmenler denklem dışında tutuldu ne hikmetse?!..

Pandemi görünen o ki borsa misali her şeyimizi etkilediği gibi eğitim öğretimi de etkilemeye bir müddet daha devam edecek gibi duruyor. Yüz yüze hasretinin üzerinden geçen  o kadar sürenin ardından, yerelde çözümü önceleyen, kısmi yüz yüze eğitim anlamına da  gelen hibrit modülüne tekrar dönü verdik.

Geçen gün, değerlendirmelerine itibar ettiğim bir arkadaşımın serzenişini paylaşmak -sanıyorum -yüz yüze-çevrimiçi sarmalında başı dönen maarif dünyamıza “kendine gelmesi” için bir uyarı anlamına gelebilir. Malum maske ve hijyen ile aramıza bir de mesafe girince vicahen görüşebilmek mümkün olamayınca telefon üzerinden dertleşebiliyoruz artık. Bu konuşma da öyle oldu.

Özel sektör, kamu ve sivil alanda dikkate değer bir eğitim tecrübesine sahip öğretmen arkadaşımın bu sefer ki saptaması,  “çevrimiçi eğitimin yüz yüze sınavlar ile ölçme ve değerlendirmesi” üzerine idi. Öğretmen arkadaş söze- pandemi ile mücadelenin kahramanları- sağlıkçılardan başlayarak “Hangi hekimin verdiği raporu Sağlık Bakanlığı tartışmaya açtırır?”  diyerek;

Bizim asıl sorunumuzun, öğretmeni ve öğretmenin değerlendirmesini tartışmaya açtıran anlayış olduğunu ifade etti.

Fiyasyon,izalasyon derken; dinamik denetim süreci gibi formasyonu  ve görev tanımı dışında pandemi ile mücadelede ne kadar vazife varsa öğretmeni "can simidi" olarak gören  merkezi akıl, ne hikmetse eğitim söz konusu olduğunda,öğretmenin  fikrine dahi kulak vermiyor.

Oysa öğretmenin asıl işi eğitim öğretimdir.Öğrencisini tanımak, verdiği bilginin ne kadarını öğrenebildiğini anlamak öğretmenin rutin bir işidir. Öğretmen bilir ki; sınavlar, öğrenciyi sınamak ve ölçme değerlendirme için tek yol değildir.

Ülkemizin,  pandeminin etkilerini ifade etmek adına, renkler ile ayrıştığı süreçte, eğitim- öğretim veya  ölçme ve değerlendirmenin de aynı bakış açısıyla ele alınması ve bu doğrultuda çözüm üretilmesi gerekir.

Öğretmen, öğrencisini sınamak için, çevrimiçi ya da başkaca yöntemler kullanabilir.

Nasıl ki, bir hekim teşhis ettiği  hastalığı tedavi için hastasına bir reçete sunuyorsa, öğretmen de pekala öğrencisinde teşhis ettiği eksiklikleri telafi için proje/ performans adı altında ödevlendirme yaparak da kişiye ve duruma özel yöntemlerle öğrencisini takip edebilir.

Merkezi yönetim-çevrimiçi zor zamanların kahramanları-öğretmenlere gölge etmek yerine,  merkezi sınavlarda son 2 yılda yaşanan mücbir durumları dikkate alan bir çözüme odaklanmalıdır.

Ülkenin her şehrine, kasabasına, mahallesine veya evine çevrimiçi imkanların adil bir dağılımının olmadığını dikkate alan bir yaklaşım ile merkezi sınavları yeniden değerlendirmeye almalıdır.

Gerek ÖSYM, gerekse MEB, merkezi sınavlarda verili durumu ve  eşitsizliği dikkate alarak, okul başarı puanlarını-bu senelik- dikkate almamak dahil yeni çözüm arayışlarına girmelidir.

İdris ŞEKERCİ

EBS İstanbul 6 No.lu Şube Başkanı

 

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.