1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Pilot olmak isteyenlere rehberlik edecek röportaj!
Pilot olmak isteyenlere rehberlik edecek röportaj!

Pilot olmak isteyenlere rehberlik edecek röportaj!

Deneyimli pilot Cenk Çetin, “Pilotluğun en zor yanı, arkanızda 300 kişi var; çocuklar, bebekler var. Onları en emniyetli şekilde gidecekleri yerlere sağ salim ulaştırmak bu en büyük sorumluluk.” Diyerek pilotluk mesleğinin ağır bir sorumluluk getirdiğini açıkladı.

A+A-

Bir çok gencin hayali olan pilotluk mesleği ile ilgili merak edilenleri usta pilot Cenk Çetin Yenikapı Haber’e değerlendirdi.
 
Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

8.11.1969 Gölcük doğumluyum. İlk-orta-lise eğitimlerimi gölcükte tamamladım. Lisans eğitimimi Hacettepe üniversitesi felsefe bölümünü bitirdim. Pilotluk hayatıma 1994 yılında T.H.K Uçuş Eğitim okulunda başladım 18 aylık bir eğitim ile pilot olarak işe başladım.2004 yılına kadar T.H.K da çeşitli görevlerde bulundum ve daha sonra Airline’a geçiş yaptım. Bu güne kadar toplam 8000 saat uçuşum var. 


Pilotluk mesleğini isteyerek mi seçtiniz, mesleğinizi seçerken sizi etkileyen faktörler nelerdi?


Tabi ki severek ve isteyerek seçtim. Her çocuk pilot olmak ister bu bir istektir zaten. Çocukken babamla törenlere giderdik o uçakların geçişi sesi en büyük etkendir benim için. Eski zamanlar tabi şimdi ki gibi değil ki nerde görelim uçağı yakından bilinmez olmaz her zaman merak ve istek uyandırır insanda 


Mesleğinizin zorlukları nelerdir?


Pilotluğun en zor yanı, arkanızda 300 kişi var; çocuklar, bebekler var. Onları en emniyetli şekilde gidecekleri yerlere sağ salim ulaştırmak bu en büyük sorumluluk. Ben evli ve 2 çocuk babasıyım, görevlerimin yoğunluğu nedeni ile onlara fazla vakit ayıramıyorum. 

pilot-cenk-cetin.jpg


Mesleğinizin sevdiğiniz yanları nelerdir?


Mesleğimi çok ama çok severek yapıyorum. Uçmak bir ekip işidir. Teknisyeninden kulecisine, hostesinden kabin amirine, yer ekibinden vs.. mutlu olamazsan bu işi yapamazsınız uçuşumuzu tamamladığımızda insanları uğurlarken size bir teşekkür etmesi onları en iyi şekilde ağırlamak benim en büyük mutluluğum.

pilotlar.jpg


Sizinle aynı mesleği seçmek isteyen gençlere tavsiyeniz olacak mı?


Tabi ki Türkiye de pilot ihtiyacı fazla ve gün geçtikçe de artıyor. Gençlere tavsiyem İngilizceye ve derslerine çok önem versinler. Pilot olmak azim ve sabır isteyen bir meslek, devamlı kendini geliştirmek ve teknoloji ile iç içe olmak gerektiriyor.

Bu mesleğe sahip olmak için hangi okullara yönelmek, nasıl bir yol çizmek gerekir?

Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde özel uçuş okulları var ve bunun yanı sıra üniversitelerimiz var. Dünyada sıralamaya giren bir uçuş dalındaki üniversitemiz Eskişehir Anadolu Üniversitesi Pilotaj bölümü diyebilirim. Tabi ki eğitim alacağınız organizasyonu iyi araştırmak gerekiyor. Kulağımıza geliyor öğrencilerimiz paralarını ödüyor ama ne eğitim alabiliyor nede mezun olabiliyorlar, bunlara da dikkat etmek lazım.


7.SORU: Meslek hayatınızda sizi iyi veya kötü etkileyen, unutamadığınız bir anınız var mı?


Meslek hayatımın her zamanı iyi ama maalesef.. Çeşitli görevlerde bulunduğum birçok kanat arkadaşımın Rahmetli olması bu işin en zor ve kötü tarafı, ama ne diyelim takdir Rabbimizin. (Kötü demeyelim de tecrübe diyebiliriz) mesela ben uzun yıllar Orman yangını ve ilaçlama pilotluğu da yaptım. Karşılaştığım çok olay olmuştur. Bu görevlerde en sevdiğim isim Yusuf diyebilirim)  

Pilot olmasaydınız, hangi mesleği niçin seçerdiniz?


Pilot olmasaydım öğretmen olmayı tercih ederdim. Öğrenimimi de eğitim fakültesinde tamamladım. Öğretmenlik kutsal bir meslek şimdi insanlığı mutlu etmek için uzakları zaman olarak yakınlaştırmak için çalışıyoruz. Meslek hayatıma öğretmen olarak devam etseydim vatanına milletine örf ve adetlerine bağlı genç nesiller yetiştirmek için mücadele ederdim.


Askeri pilot ile sivil pilot arasında mesleki ve uçaklar açısından ne farklılıklar vardır?


Dünyanın en güçlü orduları arasında yer alan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en büyük kozlarından biri sahip olduğu hava gücüdür. Kara ve Deniz’de gelişmiş silah sistemlerine sahip olan TSK’nın havadaki gururu ülkeyi dış tehditlere karşı koruyan F16’lar… Savaşan şahinler olarak da adlandırılıyorlar. Dünyanın en iyi pilotları bizdedir. Biz eğitim sürecinde yüzde yüzü verip, yüzde yüzü istiyoruz. Pilotlarımızın uçuşa olan motivasyonu çok yüksek. Yıllık, 20-25 savaş pilotu yetiştiriyoruz. Ama bu yıllara göre değişiyor.


Bir savaş pilotu, yetiştirilme sürecinde birçok safhadan geçer. Ortaokuldan sonra Hava Lisesi’ne ya da liseden sonra Hava Harp Okulu’na giriş sınavını başarıyla geçen adaylar, fiziki yeterlilik, sağlık ve psikomotor testlerini geçtikten sonra okula alınırlar. 4 yıl süren ve 4 mühendislik dalında lisans seviyesinde eğitim verilen Hava Harp Okulu’ndan mezun olan Harbiyelilerden, detaylı uçucu sağlık muayenelerini geçenler, pilotaj eğitimi için 2. Ana Jet Üs Komutanlığı Çiğli/İzmir’e gönderilir. Burada yaklaşık 18 ay boyunca 3 farklı uçak tipinde eğitim gören adaylar arasından mezun olarak F-16 uçağında uçacak olanlar, Harbe Hazırlığı Geçiş Eğitimi almak üzere 3. Ana Jet Üs Komutanlığı Konya’ya gelirler. Burada F-5 savaş uçaklarında 9 aylık uçuş eğitiminin sonucunda başarılı olanlar tam harbe hazırlık eğitimini almak üzere 143. Öncel Filo Komutanlığı Ankara’ya atanırlar. F-4 uçaklarında uçacak pilotlar ise İzmir’den sonra 1. Ana Jet Üs Komutanlığı Eskişehir’e atanır ve burada tam harbe hazırlık eğitimi alarak kıt’alara tayin olurlar.


Harbe hazırlık eğitimi ortalama 9 ay sürüyor. Bunun yaklaşık 2-3 ayı yer dersleri, 6-7 ayı ise uçuşlardan oluşuyor. Harbe hazırlık eğitiminde genel anlamda uçak sistemleri, silah sistemleri, hedef analizi, taarruz planlama, temel av manevraları konularında dersler veriliyor.


Sivil Pilot olabilmek için hava yolu şirketleri adayın gerçekten “iyi derecede" ingilizce bilmesini istiyor. Sınavlarda ya da mülakatlarda “gramerim iyi ama kelime eksiğim var" bahanesi burada maalesef hiç işe yaramıyor. “Pilotluk bana göre güzel ama ingilizce" diyen varsa burada yollarımızı ayıralım lütfen :)


Sağlam Kafa Sağlam Vücut


Uçak kullanacağınızdan olsa gerek :P ruhen ve bedenen sağlıklı olduğunuzu belgelemeniz gerekiyor. Günümüzde kimse bir psikopata uçak teslim etmiyor. Uçak kullanmaya bir engeliniz olmadığını ve psikopat olmadığınızı “JAR-FCL" adı verilen standartlara uygun bir sağlık belgesi alarak kanıtlıyorsunuz.Sağlık raporu için yapılan işlemler : Kan ve idrar tahlilleri, Akciğer grafisi/filmi (sigarayı bırakın), EKG, Elektroensefalografi (EEG), Odyometri (işitme testi), Solunum Fonksiyon Testi, KBB Muayenesi, Görme Alanı Testi, Göz Muayenesi, Psikiyatri Muayenesi, Nöroloji Muayenesi, Dahiliye Muayenesi.


Simülatör eğitimini de tamamladıktan sonra artık kabine girmeye hazırsınız fakat hemen kaptanın yanına oturmak yok! 100 saat 3.pilot olarak gözlem yaptıktan sonra sağdaki koltuğa geçebiliyorsunuz. Bu arada lisansınız hala ATPL Frozen (donmuş) statüsünde kalıyor. 1500 saat uçuş sonrası lisansınız ATPL haline geçiyor ve bildiğimiz “Yardımcı Pilot (İngilizce: First Officer) oluyorsunuz. 5000 saat yardımcı pilot olarak uçtuktan sonra biz size KAPTAN PİLOT, siz ise yolculara KAPTAN PİLOTUNUZ KONUŞUYOR diyebiliyorsunuz


10. SORU: Her pilot, her uçağı kullanabilir mi?


Tabi ki kullanabilir diye düşünüyorum ancak eğitimini aldığı uçağın gerekli kontrollerden, (sınavlarından, simülatör eğitimi kontrol uçuşu safhasını geçtiği sürece tip intibak eğitimini tamamladığı zaman kullanabilir).savaş uçakları için konuşmam doğru olmaz ama :))

pilot-2.jpg

Uçuş esnasında uçaklar çok sarsılıyor, bunun nedenleri nelerdir?


 Uçuş esnasında oluşan sarsıntıya türbülans diyoruz. Uçakla seyahat edenlerin korkulu rüyası türbülans sıcak, soğuk havanın yer değiştirmesi ya da rüzgarın etkisiyle bulutlarda hareketlilik meydana gelmesinden oluşur. Türbülans sırasında uçak sallanır, yüksek ses çıkarır ve bu durum özellikle uçaktan korkanları oldukça zor durumda bırakır. Hatta kuvvetli türbülansa girildiğinde sallantı nedeniyle yerlerinden sıçrayanlar bile olur. Bu yüzden uçuş boyunca emniyet kemerini takmak en güvenilir yoldur.


Türk Sivil Havacılığının, Dünya Sivil Havacılığı arasındaki yeri nedir?


Ülkemizde havacılığın temelleri 1912’lerde atılmış, ardından Vecihi Hür kuş ve Nuri Demirağ gibi isimlerle Türk sivil havacılığı önemli bir dinamizm kazanmış. Son 30 yıldır da sivil havacılıkta yukarı doğru çıkan bir grafik söz konusu. Turgut Özal, Skylife dergisinin 1985 yılı Nisan sayısında yayınlanan önsözünde Türk sivil havacılığının bugününü tarif etmiş sanki.  Özal'ın o günlerde koyduğu vizyon, bugün gerçekleşti. Devlet ve özel kurumların işbirliği ile Türk sivil havacılığının geldiği nokta dikkatleri çekerken, Ocak 2014 itibariyle Türk sivil havacılığının üç önemli ismi, Avrupa sivil havacılığında üç önemli pozisyona geldi. Avrupa'daki büyük problemlerden bir tanesi hükümetlerin gelir kaynağı olarak havayollarını görmesi. Özellikle Alman, Fransız, İspanyol ve İngiliz hükümetleri havayolları üzerine çok aşırı vergiler bindiriyorlar. Türkiye bu konuda çok güzel bir örnek, vergileri azaltıp altyapıları ön plana çıkardı ve Türk Hava Yolları’nın büyümesine katkıda bulundu.  2003'te hatta 1993’te 10 milyon yolcusu olan, sıralamalarda ilk 40'a girebilen Türk Hava Yolları, 10 yıl gibi kısa bir sürede, dünya sıralamasında 13. sıraya çıktı. Bu dönemde de hep kâr eden bir havayolu olarak dikkatleri üzerine çekti.  Teorik ve matematiksel bir model olarak Avrupa’nın en iyisi oldu.Sektörün en önemli organizasyonlarından biri olan Avrupa Havayolları Birliği (kısaca AEA, kurumun İngilizce ismi olan Association of European Airlines'ın kısaltması), 31 Avrupalı havayolu şirketinden oluşan bir birliktir. Birliğin amacı, sektörü Avrupa Birliği ve çeşitli kuruluşlara karşı temsil etmektir.

 

Fatma Nur GENÇ / Yenikapı Haber
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.