PİYASALAR

  • BIST 10098.9910.53%
  • ALTIN220.2580.4%
  • DOLAR5.6090.82%
  • EURO6.4440.43%
  • STERLİN7.3420.33%
  1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Nafaka mağduru Doğan Çakır: Yuva kurarak hata mı yaptık?
Nafaka mağduru Doğan Çakır: Yuva kurarak hata mı yaptık?

Nafaka mağduru Doğan Çakır: Yuva kurarak hata mı yaptık?

Bu haftanın konuğu, engelli oğlu ve kızıyla yaşam mücadelesi veren emekli Doğan Çakır yaşadıklarını Yenikapı Haber Müdürü N. Asuman Özer'e anlattı.

A+A-

Eşinizle nasıl tanıştınız? Evliliğe giden süreci anlatır mısınız?

2006 yılının Mart ayında, 35 yaşındaki eşimi kaybetmemle hayatım altüst olmuştu. Eşimi kaybetmenin acısı bir yana, bir yandan da %93 ağır engelli 8 yaşındaki oğlum ve 13 yaşındaki kızımın sorumluluklarıyla yalnız kalmıştım bir anda.. Ta ki görücü usulü ile ikinci eşimle tanıştırılana kadar..

İkinci evlilik kararını hangi şartlarda aldınız?

İkinci eşimin de daha önce başından bir evlilik geçmişti ve iki çocuğunun velayetini eski eşine bırakarak boşanmıştı. Konuşmaya başlayınca birbirimizi sevdik .Engelli oğluma rağmen beni ve çocuklarımı kabullendi. Bu arada babasını kaybetti. Abisi ve annesiyle kalırken, tek başıma istemeye gittim. Söz yüzüğü taktık. Daha sonra ailesi ile arasında tartışma çıkmış ve aralarına soğukluk girmiş. Beni arayıp kendisini ailesinin yanından almamı istedi ve beraber kaçtık. Bir hafta içinde eşimin iddet süresi dolmadığından mahkeme kararı aldırarak resmi nikah kıydık.

Evliliğinizde sorunlar nasıl ve ne zaman başladı?

Yıllar gelip geçmeye başladı, evliliğimizin ikinci yılında evimizi alıp kiradan kurtulmuştuk. İlk tartışmamız, kendi küçük oğlunu evliliğimizin üçüncü yılında yanımıza almak istemesiyle yaşandı. Evlenmeden önce de konuştuğumuz gibi, evde kızım vardı ve babası sağ olan bir erkek çocuğunun bizimle kalması uygun değildi. Ortak aldığımız bu kararı kendisine yineledim. Bu olaydan sonra eşimin ağzından ilk defa ‘’boşanma’’ kelimesini duydum ve adeta yıkıldım. Nihayetinde çocuğun babası izin vermedi ve olay kapandı. Tabii bu arada eşimin çocuklarına harçlık gönderiyor, evimize gelip gitmelerinden memnuniyet duyuyordum. İlk eşinden şiddet gören eşim bende sevgiyi, saygıyı, tatili ve rahatlığı görmüştü. Ehliyetini de almıştım. Bu arada %93 engelli oğlumun üzerine ÖTV olmadan  bir araç da aldık. Gayet mutluyduk. 

Daha sonra neler yaşadınız?

Benim kendi ailemin sağlık sorunları ilk kez babamla baş göstermeye başladı. Babam yatalak kaldı ve halen de aynı durumda. Daha sonra da kanserden ölen kız kardeşim. Bu sorunları başıma kakmaya başladı. ‘’Sizin başınız hastalıktan kurtulmuyor..’’ şeklinde küçümseyici sözler söylemeye başladı. Kız kardeşim borç para istedi verdirmedi. Bu arada emekli de olmuştum. Rahat edeceğim yerde huzursuzluklar ve tartışmalar başladı. Evdeki en ufak bir tartışmada bile hemen boşanmaktan bahseder olmuştu.. Bir kez avukatlardan fikir alıp barıştık. Bir kez de anlaşmalı boşanmadan kendisi feragat ederek barıştık. Ancak bunların üzerinden daha bir ay bile geçmeden annemle büyük çaplı kavgalar etmeye, sorunlar çıkarmaya başladı. Ve sebepsiz yere karakola gidip benden ve annemden şikayetçi olup; darp raporu alarak, 1aylık resen 6284 ile tedbir kararı alıp eve geliyor..

Bu olaydan sonra boşanma davasını hemen açtınız mı?
 

Evet.. Bu olaylardan sonra geri dönülmez bir yola girdiğimizi düşünerek boşanma davası açtım. Fakat eşim de avukat olan teyzesinin oğlu yardımı ile benim davama karşılık hayata kast ve onur kırıcı davranış ile karşı dava açtı. Evimde kalmaya devam ederken engelli oğlum ve kızımın psikolojileri çok bozuldu. Bir çok kötü olaya tanık oldular.. 
Mahkemesi süreci esnasında, ‘’yolda üzerime araba sürdü’’ iftirasını atarak tedbir kararı aldırmış. Aracımdaki kamera görüntüsüyle mahkemeye itirazda bulunmama rağmen reddedildim.  Aynı görüntüyü savcı bey inceleyip iftira atıldığını, kovuşturmaya gerek olmadığını belirterek beni akladı. Ancak sırf erkek olduğum için mahkemede suçlu olan ben oldum. 

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Buradan söylemek istediğim, 6284 gerçekten de yuva yıkıyor. Aile Mahkemelerinde de 6284 ile suçlusun. Eşimin bankada parası vardı. Babası öldüğü için dul maaşı alma durumu da var. Daha önce çalıştı, istese yine çalışabilir. Şimdi öz oğlunu yanına alıp çalıştırıyor. Bu şartlardaki bir kadına neden ölene kadar ben bakayım? Benden de süresiz nafaka, tazminat ve malların yarısını aldı. Bu durumda gerçek mağdur kim? Engelli yetim oğlumun ve kızımın rızkını, ölene kadar çocuksuz boşandığım eski eşime yedirmek istemiyorum. Süresiz nafaka mağduru çok fazla erkek var ve hepimizin isteği, yoksulluk nafakasına hakkaniyetli süre sınırı gelmesi. Yuva kurarak hata mı ettik? Devletimizden en kısa sürede, tüm mağduriyetleri kapsayacak şekilde süreli nafaka yasasını çıkarmasını bekliyoruz..
Saygılarımla.. 

 

 

Yenikapı Haber / ÖZEL

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.