PİYASALAR

  • BIST 10093.4320.28%
  • ALTIN224.394-0.4%
  • DOLAR5.401-0.72%
  • EURO6.164-0.53%
  • STERLİN6.959-0.64%
  1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. 'Küflenmiş Ekmeği Atarken Bile Utanıyorum'
'Küflenmiş Ekmeği Atarken Bile Utanıyorum'

'Küflenmiş Ekmeği Atarken Bile Utanıyorum'

İHH Kurumsal İletişim Sorumlusu Mukadder Tanok, "Aslında herkes biraz ucundan tutsa, zekat görevini yerine getirse bir çok sorun çözülür. Dünyanın en yoksul ülkesi Yemen’de 20 milyondan fazla insan açlıkla ölümle karşı karşıya. Önce kendi hesabıma, ufak bir ekmeği bile unuttuğum için küflenmesinden dolayı atarken utanıyorum." dedi.

A+A-

İHH Kurumsal İletişim Sorumlusu Mukadder Tanok, Afrika, Asya ve Balkanlar’da gittiğim her ülkede en ücra köşede ki Müslümanların nasıl dua ettiklerine şahit oldum, Arakan kampına gittiğimde yeni doğan bebeğine Tayyip adını veren Rohingyalı annenin de umudu. İyilik, ihtiyacı olan insan ya da hayvana hiç düşünmeden karşılık beklemeden yardıma koşmaktır. İlkokulda sokağımızda eski bir evin bodrumunda yaşayan çok yaşlı dede ve ninenin sobalarına atacak yakıtlar olmadığını duymuştum o kadar üzülmüştüm ki, bizim odunluktan odun götürmeye başlamıştım. Onların ısınması beni nasılda mutlu ediyordu. Yaptığımız birçok proje var sonuçta.

İnsani yardım vakfının aktif çalışanıyım. Savaş ya da doğal afetlerden mağdur olan mülteciler, yetim çocuklar, susuzluktan kavrulan coğrafyalara su kuyusu, iklim şartları ve beslenmeden erken yaşta hatta bebekken katarakt olanların katarakt ameliyatları, sünnet ( Bosna’da 22 yaşında sünnet ettirdiğimiz delikanlıyı unutmam mümkün değil), engelliler için akülü araçlar, savaşın bilinmeyen yönleri, yaralıların tedavisi esir değişimi, Suriye zindanlarında rejimin zulmettiği binlerce kadının varlığını duyurmaya çalışmak, yanı başımızda yedi yıldır süren savaşın çocukları için eğitim kampanyası gibi daha birçok projede görev aldım. Mevzuata aykırı olduğu halde uygulama hatalarından deport edilmek istenen kişilerin gece yarısı da olsa haber verildiğinden, Göç genel müdürümüzün desteğiyle sınırdışını önlüyoruz mesela. Tüm projeler de sanki kendim o anı yaşıyorum. Gözümün kör olduğunu, zindanda olduğumu, deport edilmek üzere çaresiz olduğumu düşünüyorum.

spor1.jpg

Çaresizlik içinde olmanın ne kadar zor olduğunu ufacık bir el uzatmanın (sonuçta onların ulaşamadıklarına bir telefon kadar yakınız ) hayatını nasıl değiştirdiğini görüyorum ve yardım kuruluşlarına, devletimize hep dua ediyorum. Bir kişinin gözünün açılması, birçok kişinin bir gecelik yemek parası, bir yetime el uzatmak, başörtü paramızdan çok daha az. Aslında herkes biraz ucundan tutsa, zekat görevini yerine getirse bir çok sorun çözülür. Dünyanın en yoksul ülkesi Yemen’de 20 milyondan fazla insan açlıkla ölümle karşı karşıya. Önce kendi hesabıma, ufak bir ekmeği bile unuttuğum için küflenmesinden dolayı atarken utanıyorum. Yardım yapmakta kime nasipse, bazen düşünürken çıkıveriyor karşıma. Basit bir olay geçen gün yaşadım. Ayakkabısı eski bir muhacirin ayakkabı alması için para vermem gerekiyordu. O gün yola çıkacaktım ve telaştan para çekemedim bankadan. O gün uzun zamandır görüşemediğim arkadaşım ofise geldi, “Ayakkabı parasını ben vermek istiyorum” dedi, iyilik de demek ki nasiple. En etkilendiklerim arasında yaklaşık beş yıl önce yaşadığım yüzlerce asırlık onarılması imkansız gibi görünen ‘Kuran-ı Kerim’lerin Tayland Patani bölgesinden getirtilmesi ve Süleymaniye yazma eserlerde onarılmasıydı. Dosyanın İstanbul’dan gönderilmesinden sonra ki sürecin tamamen mucizevi bir şekilde tamamlanması beni hala etkiler. Gazze ablukasını dünyaya duyurmak için yola çıkacak Mavi Marmara gemisinde yer almam da ki macera ayrı bir yazı yazı dizisi. Havaların soğumasıyla sokak hayvanlarına kulübe, kuşlara ağaçlara astığımız yemlik projemiz de oldukça ilgi gördü.

yeenii.jpg

Her geçen gün umudum artıyor, mazluma kucak açan bir Cumhurbaşkanımız var Elhamdülillah. ‘One Minute’ ile tarihi bir sürece girdi, dünya ve mazlum coğrafyaların umudu oldu. Afrika, Asya ve Balkanlarda gittiğim her ülkede en ücra köşedeki Müslümanların nasıl dua ettiklerine şahit oldum. Arakan kampına gittiğimde yeni doğan bebeğine Tayyip adını veren Rohingyalı annenin de umuduydu aynı zamanda. Cumhurbaşkanımıza, 22 yıldır sesini duyurmaya çalıştığımız Rohhingya Müslümanlarının durumunun raporlarını raporları gönderdik. Binlerce kilometre ötede ki mazlum halka hiçbir ekonomik, sosyal bir ilişkisi olmadığı halde sadece mazlum oldukları için yoğun gündeminden zaman ayırıp Rohinglayalı Müslümanların kamplarını Emine Erdoğan ile ziyaret etmeleri tüm dünyanın dikkatini çekti ve İslam ülkeleri de, görmezden geldikleri Arakan Müslümanlarına yardıma başladı. Ülkemiz artık oyuna gelen taraf değil, oynanan oyunu görüp bozan ve güçlenen bir ülke. Bosna Savaşı ile başlayan İHH bugün dünyanın 135 ülkesine ulaşabiliyorsa bunun en büyük nedeni ülkemizin şartlarının iyileşmesi. Birçok uzak coğrafyaya THY’nin direkt uçuşlara başlaması, ekonomik ve zaman açısından büyük kolaylık sağladı. Biz unutsak da O unutmuyor." dedi.

 

Yenikapıhaber - Turuncudergi / ÖZEL

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.