PİYASALAR

  • BIST 1002.54-0.51%
  • ALTIN970.374-2.17%
  • DOLAR16.533-2.03%
  • EURO17.48-1.84%
  • STERLİN20.317-2.26%
  1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. 10 aylık evlilik, çocuk yok süresiz nafaka var
10 aylık evlilik, çocuk yok süresiz nafaka var

10 aylık evlilik, çocuk yok süresiz nafaka var

Süresiz nafaka mağduriyet öykülerinde bugün, Kemal Aslan’ın hikayesini dinleyeceğiz. 10 ay evli kaldığı eski eşine, beş yıldır süresiz nafaka ödeyen Aslan, yaşadıklarını Yenikapı Haber Müdürü N. Asuman Özer'e anlattı.

A+A-

Evlilik sürecine giden yoldan kısaca bahseder misiniz?

Komşumuzun önerisi ve tavsiyesi ile tanıştık. Tanışmamız ve düğünüz 6 ay için de gerçekleşti.  Severek, tanışarak evlendik.

Evliliğiniz ne kadar sürdü?

Evliliğimiz 10 ay sürdü.

10 aylık süreç içerisinde neler yaşadınız ve Boşanma Kararını aldıran sebepler nelerdir?

Boşandığım eşim ev hanımı, çalışmıyordu. İstediği yere istediği zaman gitme ve dolaşma lüksünü kendinde buluyordu. Evliliğimizin ilk bir ayından sonra eşim sürekli olarak evimizi terk etmeye başladı. Ben hafta içi çalışıyorum eşimde nedense hafta içi ailesine gitmek istediğini söyleyip evde huzursuzluk çıkarıyordu. “Ben çalışıyorum hafta sonu beraber gidelim” dediğim halde beni dinlemeyip çekip gidiyordu. Beni, ailemi aklınıza gelmeyecek türlü bahaneler üretip sürekli olarak kaçıp gidiyordu. Ne yaptıysam ne ettiysem evde tutamadım. Ailesine kızlarının durumunu anlattığımda “ Bizim yanımıza senin gönderdiğini senin izin verdiğini söylüyor” dediklerinde şok oldum. 
Ailelerimizin yanına daha rahat gidebilmek için eşimin de kararını alarak düğünde takılan ziynet eşyalarını bozdurdum üzerine de kredi çektim. Tüm bu süreçte eşimde yanımdaydı. İyi geçinelim sorun yaşamayalım evliliğimiz bir düzene otursun diye eşimin adına sıfır araba aldım. Yetmedi her ay aldığım maaşımı kendisine vermemi birikimi ve harcamaları benim yerime kendisinin yapacağını söyledi. Benim aklımda kötülük yok bende kabul ettim. Buna rağmen evde tutamadım tartışmalarımız huzursuzluğumuz günden güne arttı. Aldığım arabayı benden habersiz tanıdıkları birinin üzerine yaparak benden mal kaçırdı. Onun istediği gibi biri olmam her sözünü dinlemem karşılığında arabayı tekrar kendi üzerine alacağını söyledi. Seni boşarım bu hatanı düzelt dediğimde aldığım cevap şu “Boşarsan boşa. Senden tazminatımı ve nafakamı alır her ay çatır çatır yerim.” oldu. 
Araba ve arabanın ruhsatı bendeyken, benden habersiz noter de satış işlemini gerçekleştirmişler. Abisiyle işyerime gelip üzerime yürüdüler, küfür ve hakaret ettiler. Arabayı teslim etmediğim için beni karakola şikayet ettiler. Ben yaşanan her şeyi anlattım. Savcı arabayı alan kişiye açık açık her şeyi anlatmasını istedi. Arabayı üzerine alan kişi “ kandırıldığını, durumun vahametini bilmediğini, değil araba alacak parası ekmek alacak parası olmadığını, pişman olduğunu” söyledi. (kayıtlarda vardır)
Eşimin sürekli evini terk etmesi, eşime olan güvenimi kaybetmem ayrıca işyerime gelip beni rezil ederek tatsızlık çıkarmaları, karakolda hakkımda asılsız şikayette bulunmalarından dolayı boşanma davasını açtım. Aylardır evine gelmeyen eşim eve gelerek davamı geri çekmemi istedi. Kabul etmeyince bıçaklı saldırısına uğradım. Karakol da yalan ifade vererek benim saldırdığımı söyledi masum olduğum halde 6 ay uzaklaştırıldım.

Boşanma ile ilgili Ailenizi suçladı mı?

Yaşadığımız ev annemin eviydi. Annem evlenmeden önce eşimi şu konuda uyardı. “Arada bir yanınıza gelirim, kalırım. Bundan rahatsızlık duyuyorsan söyle ayrı bir ev tutalım.” Eşim “Olur mu sen benim annemsin, hazır ev varken neden kiraya çıkalım”. Annem başka bir şehirde yaşadığı için sürekli yanımızda kalması eşimi rahatsız etmesi kesinlikle söz konusu değildir.

Peki evlilik devam etsin diye mücadele etmediniz mi?

Etmez olur muyum? Defalarca hemde. Hemen boşanma yoluna gitmedim yaptıkları hatayı düzeltmesini istedim bunu kendisinden bekledim. Zaten pamuk ipliğine sarılı bir yaşantımız vardı. Her kopuşta bağlayan uzlaşma arayan ben oldum.
İçkim yok, sigaram yok, kahvehane ye gitmem, bilmem. Hovardalığım yok. Akşam 18:00 de evinde olan yuvasına bağlı bir insanım. Eşimin rızkını kimseye yedirmedim. Aç bırakmadım, açıkta bırakmadım kısacası bir dediğini iki etmedim.
Annesinden ve kızından duyduğum şu sözler “Memur oldunda ne oldu adam mı oldun” ve eşimin “Elimi sallasam ellisi bana kocamı yok, bir Kemal gider, elli Kemal gelir. Lan! Erkekmisin sen.” sözleri eşimden soğumama sebep oldu. Çok şey var ama bunları yazmaya ne gücüm var ne de dilim sığar. 
 

Boşanma davasını siz mi açtınız?

Davayı iki taraflı karşılıklı açtık. Dava, karşı tarafın tazminat ve nafaka talebi nedeni ile çekişmeli geçti. 

Boşanma dilekçesinde talepleri ve şikayeti nedir?

Talepleri 50.000 bin maddi tazminat. 800 lira nafaka. (yıl 2013) Boşanma sürecinde annemin üzerine olan evden pay istedi. İçinde yaşadığımız ev evliliğimizden yıllar önce alınmış bir mülktür. Hakkı olmadığı halde bu evden pay almak istemesinde ki niyetini varın siz düşünün. Yazdığım her cümlenin arkasındayım hepsi mahkeme kayıtlarında mevcuttur. Hakkımdaki şikayetleri “Annemle aynı evde yaşadığını sorunları annemin çıkardığını, Eve yiyecek, giyecek bir şey almadığımı, Çıplak görüntülerini çekip diske kaydettiğimi bunu da anneme saklattığımı, kendisini dövdüğümü, hakaret ettiğimi, sokağa attığımı, daha sayayım mı?
 Eşime bir kez vurmuş biri değilim. Ben sevdim, severek evlendim bu saydıklarının birini yapmam mümkün değil. Bütün bunlar, tazminat koparmak için mahkeme huzuruna söylediği yalanlardır. Mahkemece asılsız, delili olmayan bu yalanlar itibar görmemiş tazminat hükmedilmemiştir.

Mahkeme sonucu ne karar verildi? 

Hâkim, eşimin tazminat talebini red etmiştir. Araba eşinin istediğini yapma hakkına sahip denildi. Tedbir nafakası 7000 tl ödedim. Yoksulluk nafakası 386 tl bağlandı. Nafaka arttırma davası ile 500 tl ödemekteyim.

Ne kadar zamandır nafaka ödüyorsunuz?

 5 yıldır yoksulluk nafakası ödüyorum. Çocuğum yok.

Mağduriyetler konusunda söylemek istediğiniz son sözlerinizi alalım.

Kadına şiddete özellikle ben de karşıyım. Ben, eşimin saçının teli incinse oturur ağlarım. Bütün bu yaşattıklarının sebebinin abisi olduğunu, abisinin kendisini kandırdığını, elindeki arabayı kendisinden almaya çalıştığını bana itiraf etti. Hatta boşanmadan sonra yeniden birleşmek istedi. Fakat hak etmediğim acıları tekrar yaşamaktan korktuğum için kabul etmedim. Bunun sonrasında kin ve intikam güderek, hayatımı zehir etme düşüncesiyle dava üzerine dava açmaktadır. Evlilik akdimiz sonlandığı halde peşimi bırakmıyor.
Yoksulluk nafakası alıyor ama kesinlikle lüks bir yaşantısı var. Evliliğimizde aldığım sıfır km arabası var. “Arabayı o şahıstan tekrar üzerine almış.” Babasından yetim aylığı maaşı bağlatmış. Annesiyle yaşıyor, kira ödemiyor. Kira ve maaş gelirleri var. Daire karşılığında inşaat firmalarına verdikleri arsaları var. Benim bildiğim bitmiş 11 adet daireleri, yapılmakta olan ve daire alacakları 3 adet inşaatları var.
Mallarında gözüm yok. Hiçbir şey talep etmedim. Kadınlık cinsiyetini kullanıp mağdur ve yoksulluğu oynayarak, mahkemeyi bir sopa olarak kullanıp aldığım üç kuruşa göz dikmesi benim çok zoruma gidiyor. Nafaka, karşı tarafın avukat ücretleri, fatura ve kesintilerden bana kalan 500 tl maaşımla yaşam mücadelesi veriyorum. Evim yok, arabam yok. Bu halimle yuva kurmam, evlenebilmem imkânsız.
Teşekkürler.


 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum